Blog Arşivleri

Cinderella: Perisi olmayan bir kızın hikayesi..

masalevi yine bir korku filmini gururla sunar :) aslında Cinderella için korku filmi denemez, gerilim daha çok. farklı ve değişik, ilginç de bir konusu var.. konusundan ziyade benim ilgimi filmin afişi çekmişti, gerçekten çok güzel.. Cinderella için yine orijinal masalın uyarlaması da denebilir çok zorlanırsa, aslında ama o konuya girmeyelim, çünkü filmin gidişatı da isminde saklı..

önce filmin konusundan bahsedeyim. Yoon Hee kocasından boşanmış kızı Hyeon Su ile yaşamaktadır. Hyeon Su’nun okul arkadaşlarının tümü de güzellik takıntısı olan kızlardır ve hepsi bir bir estetik ameliyat olmaktadır. fakat kızlar ameliyat olduktan sonra teker teker intihar ederler, hem de yüzlerini keserek.. tüm bu olanlara çok üzülen Hyeon Su bir yandan da evde annesi ve kendinden başka birinin daha yaşadığını hissetmektedir. ve bir gün evin bodrum katında gizli bir oda bulur. daha sonra her şey bir bir açığa çıkar..

esas konu da buradan sonra başlıyor. anne ve babanın konuşmaları, flashbackler bodrumdaki odanın sırrını ortaya çıkarıyor. ben filmi izlerken birçok tahminde bulundum yalnız “acaba bu o da o bu mu?” ya da “hangisi kim?” şeklindeki sorularıma dair tahminlerimde filmin sonuna dek tam olarak emin olamadım. spoiler vermemek adına bilmece gibi konuştum farkındayım ama izleyenler beni anlayacaktır eminim :)

bu filmi izledikten sonra Korelilerin hatta tüm Uzak Doğuluların güzellik ve estetik takıntısını bir kez daha görmüş oldum. küçücük kızların bıçak altına yatması onları hiç rahatsız etmiyor, bu temanın filmlerde kullanılması da kimsenin umrunda olmamış.. hepsi plastik bebekler gibi aynı mimiklerle, surat ifadeleriyle dolaşıyor. yazık bence..

her neyse bu kadar sosyal mesaj yeter :) ben bu filmde psikopatlığın sınırının olmadığını da gördüm ve “oha!” dedim kendi kendime.. ya senaristler çok yaratıcı ya da kadınlar gerçekten çok tehlikeli olabiliyorlar.. 2. seçenek çok korkutucu bu arada, ben bile tırstım açıkçası :)

bu filmde gördüğüm ve diğer birçok Kore korku filminde rastladığım bir detayı da paylaşayım burada. adamlar güzel konular seçiyor, karakterler iyi, gizem sır aksiyon her şey var, son ilginç falan filan.. ama iki saat boyunca adam akıllı ipucu verdikleri yok. insan öyle aval aval izliyor filmi, karmakarışık olaylar, geçmiş gelecek bağlantısı falan.. anlamak imkansız.. sonra filmin sonunda bir bakıyosun meğer her şey çok mantıklı bir sonuca bağlanıyormuş, meğerse şöyleymiş böyleymiş falan.. ama hiçbir zevk almıyorsun çünkü hiçbir tahminde bulunamadın.. bu hissi belki de bir tek ben yaşıyorumdur.. hele daha önce izlediğim “Loner ” adlı film bahsettiğim bu tür filmlerin başlıca örneğiydi kesinlikle.. bence iyi bir korku filminde ipuçları birer birer filme serpiştirilmeli ki insanlar 2 saat sıkılmadan heyecanla izlesin filmi.. buradan saygıdeğer yönetmenlere sesleniyorum ehem ehem :)

yine diğer filmlerle beraber bu filmde de gördüğüm başka bir detay da Kore korku filmlerinde konunun nedense hep duygusal bir olaya bağlanması gerçeği. filmlerde kötülükler yapılıyor, ölümdü cinayetti falan filan.. sonra bu olaylara anne baba kardeşler dahil oluyor, aslında kötüler iyiymiş, bir amacı varmış, kendisini feda etmiş, ya da kendisine yapılanlardan intikam alıyor vs. ben bu kadar duygusallığı yakıştırmıyorum korku filmlerine, Hollywood bu konuda gerçekten iyi işler ortaya çıkarıyor, her şey tam kıvamında..

çok karmaşık yazdım sanki yine.. neyse kısaca Cinderella ilginç, değişik bir gerilim filmi. filme dair daha çok şey yazabilirim ama izleyin görün diyorum. yorumlarda paylaşırız içimizde kalanları :) herkese iyi seyirler, bu arada korku filmi diye başlayıp ağlayabilirsiniz de bu filmin sonunda ha, sonra demedi demeyin :)

 

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 150 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: