Blog Arşivleri

A Little Thing Called Love: Sımsıcak Bir Film..

Sevgili okurlar, öncelikle eğer bu filmi hala izlememiş iseniz yazımı hemen burada kesip şu linkten filmi indirin ve harika bir 120 dakika geçirin diyorum.. Ben bu filmi çook sevdim çünkü :) Yalnız.. Bu linkteki altyazıda bazı kısımlar eksik çevrilmiş.. İngilizce izlemek daha doğru olur bence, ben de bir dahaki sefere İngilizce altyazı ile izleyeceğim bulabilirsem..

Kısaca filmin konusundan bahsedeyim önce, konumuz klasik aslında.. Nam, Shone’a platonik aşık bir lise öğrencisidir.. Yalnız.. Kızımız biraz çirkin, yanii felaket:/  Hatta kendisi bile lisedeki hallerine “böcek suratlıydım” diyor o kadar yani :) Shone ise okulun gözbebeği, on parmağında on marifet, üstüne üstük şımarık da değil, merhametli, tatlı vs vs.. Nam Shone’un kendisini fark etmesi için neler yapacak ve işler nasıl değişecek bakalım?

SPOILER!!

Öncelikle filmin tatlı fotoğrafçısı, futbolcusu güzel insan Shone, yani Mario Maurer..  Sanırım sana aşık oldum :) Keşke harem yazımı şimdi yazsaydım, emin ol ilk sıralara oynardın :) Kuzumuz ayrıca 88’li efendim öhöm öhöm:) (Gerekli araştırma yapıldı tamam :) ) Şımarık ukala tiplerden çok sıkılmışım sanırım bu çocuğun tatlı gülümsemesi falan mest etti beni..

Filmin ilk yarısı insanın göz zevkini bayağı bir bozuyor.. Nam gibi güzel bir kızı nasıl böyle çirkinleştirmişler inanılmaz!! Kızlar Çinlilere benzemediklerini söylüyorlar zaten, yani Nam ve yakın arkadaşları.. Bir kere çok esmerlerdi.. Ama Nam nasıl güzelleşti hatta beyazlaştı yaa, Çirkin Betty halt etsin yanında.. Resmen aşkın gücü :)

Öğretmen In karakteri çok hoştu, biraz absürt olsa da filmin olmazsa olmazıydı bu çatlak kadın.. Onun draması sayesinde oldu zaten ne olduysa.. Ama oyuna bir iki kişinin gelmiş olması çok komikti :) Onlar da uyuyorlardı falan :) Ama burada Shone’un kankası Top oyunu izleyerek benden artı puan almayı başardı :) Yalnız Top da harcanan oppalardan oldu yazık :( Ayağı burkuldu diye kızı sırtında taşırken kızın aklından neler geçiyordu: “Ayağım burkulduğunda Shone çantamı taşıdı..” Çok güldüm bu sahnede, aklıma Boys Over Flowers’taki Jan Di geldi. Jun Pyo onun için neler neler yaparken o da Ji Hoo’nun verdiği küçücük bir mendile takılı kalmıştı dizi bitene kadar..

Kızın film boyunca Shone’un düğmesiyle dertleşmesi çok güzeldi.. Ama neler geldi başına zavallı düğmenin, fırlatıldı, çöpe atıldı.. En sonunda bir gülün ucunda Shone’a takdim edildi.. Gerçi düğme onun değilmiş ama çok romantikti yine de :)

Shone’un kız için yaptığı deftere bayıldımm! Kıza nasıl yavaş yavaş aşık olduğunu kare kare eklemiş deftere, her bir resmin altında ayrı bir not.. Dramadaki elmayı o ısırmış mesela, notu da o yazmış yeerim :) Aklımdaki tüm soru işaretleri silindi o defter sayesinde, çocuk bu kadar duygusuz olamaz diyordum hep, yani bir şeyler hissettiği belliydi..

Mesela Top Nam’a ilanı aşk ederken ne kadar üzülmüş, ya da Top onu öptüğünde nasıl bozulmuş, Kıza verdiği o gülü aslında Top vermemiş kendisi vermiş falan filan.. (Gül demişken o şeye gül fidanı da diyebiliriz, o neydi yaa köklü topraklı fidanı getirmiş kuzu :) Neyse Shone getirdiyse sus Masal daha ne :) ) Tüm bunlar o defterdeydi işte.. Ama.. Türkçe altyazısında bu bahsettiklerimin hiçbiri çevrilmemiş, İngilizce altyazısından tekrar okudum ben hepsini..

Şu kısım da çok güzeldi: Nam Top’un arkasında motorsikletle gidiyorlar, kız: “Keşke Shone’un arkasında olsam” diyor.. Aynı anlarda Shone da meğerse “Keşke arkamda Nam olsa” diyormuş.. Oyy Oy..

Filmin sonu da çok güzeldi.. Filmin başında gösterilen bebek Shone’un değilmiş çok şükür.. Ama kucağında bebekle ayrı bir tatlı olmuştu ya neyse :) Canlı yayında kızın ilk sorusu “Evli misin?” oldu. Kalp atışları eşliğinde geçen o birkaç saniyeden sonra kuzumuz “Hayır, Amerika’dan gelmesini beklediğim biri vardı” dedi.. Koreliler gibi berbat bir şekilde bitirmediler filmi, çok güzel oldu..

A Little Thing Called Love “Flipped” tadında hatta ondan çok daha iyi bir filmdi.. Sanırım artık Kore dışındaki Uzakdoğu filmlerine olan ön yargımı tümüyle kırmalıyım.. Hepinize iyi seyirler^^

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 147 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: