“Mary stayed out all night” en çok beklenen dizi^^

Jang Geun Suk bebeğimin yeni bir dizi çekeceğini duyduğum günden itibaren adeta günleri saydım denebilir. bunca zamandır hiçbir diziyi bu kadar beklememiştim. büyük bir Jang Geun Suk ve You are Beautiful hayranı olduğum için çok iyi bir haberdi bu benim için.. hele de uzun saçlı, tarz bir rockçı olacağını öğrendiğimde daha da heyecanlandım. eminim yine çok güzel bir dizi olacaktı bu da. ama.. partnerinin Moon GeunYoung olduğunu öğrendiğimde çok da sevindim denemez. bu kızdan pek hoşlanmıyorum, hatta en sevmediğim Koreli aktris denebilir kendisi için. bu antipatimin belirli bir sebebi yok. belki Cindrella Sister dizisinden dolayı soğumuş olabilirim kendisinden.. her neyse, olsun dedim Jang için izlenir, partneri farketmez benim için.. hele bir de ikinci adamın Kim Jae Wook olduğunu öğrendiğimde sevincim katlandı resmen. henüz Antique Bakery filmini yeni izlemiştim ve kendisine bayılmıştım. (şu an da Coffee Prince’ı izliyorum, kendisine hala bayılmaktayım:) ikisi bir arada harika olacak diyordum..

sonunda izledim diziyi.. izlemeyenler için konusundan kısaca bahsedeyim. bir üniversite öğrencisi olan Wi Mae Ri’yi -Moon GeunYoung- babası borçlarının ödenmesi karşılığında eski bir arkadaşının oğlu Byun Jung In -Kim Jae Wook- ile evlendirmek ister ve kağıt üzerinde evlendirir de. fakat tanımadığı biriyle evlenmek istemeyen  Mae Ri babasına bir kaza sonucu tanıştığı rockçı Kang Moo Kyul ile evlendiğini söyler ve sonuç olarak bu iki çocukla da bir süre evliymiş gibi yaşayarak aralarında bir seçim yapmak zorunda kalır..

konu her ne kadar klişe olsa da çok güzel işlenmiş. ben diziyi çok beğendim. Jang Geun Suk faktörü diziyi ne olursa olsun izlenebilir kılmış olsa da dizi de güzeldi gerçekten. dizideki hoşlanmadığım karakterler ise  Mae Ri ve Jung In oldu. bir türlü Mae Ri ve Moo Kyul’un sevgili olduğuna kendimi inandıramadım, ikisini yakıştıramadım hiçbir şekilde. Moo Kyul acayip yakışıklı, havalı, kızlar etrafında pervane falan.. Mae Ri ise silik, hiçbir çekiciliği olmayan adeta bir ortaokul öğrencisi.. 14 yaşından büyük göstermiyor. saçları bir felaket, benim saçlarım ancak banyodan çıkıp saçlarımı kuruttuğumda o hale gelebiliyor, bir kez olsun fön çekmedi saçına. artı kahküllerinin uzunluğundan yüzünü göremedim bir türlü. oysa Cindrella Sister’da kendisini çok beğenmiştim. hele ilk bölümlerdeki uzun saçlı halleri bir harikaydı. kısaca ikisi yanyana hiç ama hiç hoş bir görüntü ortaya koyamadılar. bu yüzden aşklarına da bir türlü inanamadım,  bunun bir dizi olduğu hiç aklımdan çıkamadı izlerken..

Jung In’e gelirsek, ne kadar büyük umutlarım vardı benim dizi başlamadan önce.. Antique Bakery’nin tatlı pastacısı Sun Woo’ma tekrar kavuşacaktım. öyle olmadı. feci bir karakterle karşıma çıktı kendisi. ilk bölümlerde acayip donuktu. hiçbir etkisi yoktu diziye. sonra esas kızdan hoşlanır gibi olsa da yine donukluğunu kaybedemedi ve o şekilde bitirdi diziyi. saçları da hiç hoş değildi, kendisi tam bir uzun saç insanı, saçlarını kestirince bütün havasını kaybetmiş.. malesef..

dizide ilgimi çekmiş olan karakterlerden biri de Mae Ri’nin babası oldu. ilk defa böyle bir Koreli ile karşılaştım. kendisi kesinlikle Türk olarak doğmalıymış, yanlış memlekette yaşıyor bence:) neden mi? ilk bölümde Moo Kyul’u görünce ” bu uzun saçlar da ne, kız mısın erkek misin” dediğinde gülme krizine girmiştim. adam Koreli erkeklerin kız güzelliğinde olmasına, kızlara benzer saçlarının olmasına falan alışamamış hala yazık:) bir bölümde de Moo Kyul’un annesinin kısa eteğine şöyle bir yorum yapmıştı: “şu giydiğin eteğe bak, boyun kadar oğlun var utanmıyor musun?” Kore’deki kadınları yaşlarının olmadığını, her yaşta istedikleri gibi giyinebildiklerini de bilmiyor sanki:) ve üstüne üstük bu adam Kore’deki nadir şişman erkekten birisi.. ee daha ne olsun?:)

dizinin en güzel yanı da bol şarkısının olması ve bu şarkıların çoğunu Jang’ın söylemesi:) başka bir şey istesem olacakmış yani.. bu çocuk her dizisinde filminde şarkıcı olsa, o kadife sesiyle şarkılar söylese heep:) özellikle “hello hello” ya bayıldım. bu şarkının dizinin son bölümlerinde ortaya çıkması ise yazık olmuş. main ost olacak kadar güzel.. yalnız ost konusunda çok ilginç bir şeyle karşılaştım dizide. dizinin “she is mine” adlı şarkısını ben 16 bölüm boyunca Jang söylüyor sandım ama “Sweet Sorrow” adlı bir grup söylüyormuş. özellikle şarkının nakarat kısmını söyleyen çocuğu çok merak ettim, inanılmaz bir şey, iki insanın sesi birbirine ancak bu kadar benzeyebilir.. şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz:

diziyi izledikten sonra bu şarkıyı başkasının söylemiş olduğunu öğrenince şoka girmiştim “hatta olamaz böyle bir şey yanlış yazıyor burada” demiştim:) -ki bahsettiğim yer de youtube:)- ama doğruymuş.. bu grubun birkaç şarkısını daha dinlemeliyim sanırım, ancak öyle ikna olacağım..

yukarıda görmekte olduğunuz kısım ise kesinlikle dizinin en komik sahnesi.. burada Mae Ri ve Moo Kyul zorunlu kelepçeleniyorlar ve Moo Kyul aynı gün bir barda iş bulabilmek için sahnede şarkı söylemek zorunda kalıyor. Mae Ri de bar sahibinin tuhaf bakışları karşısında Moo Kyul’un yanında dansetmek zorunda kalıyor, ama ne dans:) feci komikti kısacası.. kısa süreliğine ısındım kendisine bu sahneden sonra:)

şu gülüşe bakın ya, bir insan ancak bu kadar güzel gülebilir.. her neyse nerde kalmıştım, 14. bölümde Moo Kyul’un sahnede “hello hello”yu canlı olarak söylemesi de bir harikaydı. sanki sahnlerde şarkı söylemek için yaratılmış, bir insana şarkı söylemek bu kadar mı yakışır Allahımmm! hareketleri, kıyafetleri falan yıkılıyordu adeta, 10 numaraydı her zamanki gibi.. işte o performans:

bu diziyi 15. bölüme kadar büyük bir keyifle izledim. çünkü diğer dizilerdeki gibi çok fazla entrika yoktu, tam bir romantik komediydi, aşk dizisiydi kısacası. yanlız 15. bölümde tuhaf bir biçimde ikili ayrıldı ve sebepsiz yere karşı karşıya gelip konuşamadılar bile koca bölüm boyunca. hain senarist Jang’ın gülümseyeceği tek bir sahne bile yazmamış, çocuk adeta beton gibiydi. ama bu süreç yalnızca bir bölüm sürdü çok şükür, son bölümde yine yüzü gülebildi çocukcağızın:)

dizinin finaline gelirsek, sonunu çok fazla beğendiğim söylenemez aslında. en azından evlilikle bitmesini umardım. bu sonuçta bir dizi ve kendisini tamamlayıcı bir sonla bitmesi gerekliydi bence. yıl atladıktan sonra da hala sevgili olmaları ve Mae Ri’nin o yıllar zarfında defalarca ayrılıp barıştıklarını söylemesi olmadı bence. ancak dizilerde var olan böylesine imkansız, masalsı aşklara masalsı sonlar yakışır bence..

bu resmi de koyamadan edemedim. burada Moo Kyul Mae Ri’nin henüz yarısını örebilmiş olduğu eldivenleri takmış kızcağızı düşünmeye başlıyor ilk defa.. neyse, son olarak ben bu diziyi çok beğendim diyebilirim. sorunsuz, entrikasız rahat bir dizi izlemek isteyenler kaçırmamalı. bana da artık Jang’ın bir sonraki dizisini beklemek kaldı. o da ancak seneye dizi çeker sanırım, kendisi oldukça yavaş bu konuda.. neyse, sırada “You are My Pet” var. umarım o filmde de saçını kestirmez. bu kıvır kıvır saçlarını orada da görmek istiyorum ben!

Nisan 4, 2011 tarihinde film, ost içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 6 Yorum.

  1. Okuduğum yorumlarda bu dizi çoğu kişiyi hayal kırıklığına uğratmış pek beğenen olmamış gibi. Ama ben diziye bayıldım. Esas kızla esas oğlanın elektiriği çok iyiydi bence. Zaten gerçek hayatta da çok yakın arkadaşlarmış.
    Müzikleri de çok iyiydi. Jang Geun Suk şarkı söylerken karizması katlanıyor zaten o kız suratlı ufaklık gidiyor, bi süper star çıkıyor ortaya🙂

  2. bu diziyi seven birini bulabilmek ne hoş🙂 ben de sevilmemesinin sebebini anlamadım aslında. tamam ben Jang Geun Suk’u çok seviyor olabilirim ama objektif olarak söylüyorum dizi de güzeldi. ikilinin uyumu bir harikaydı. 1000 kere ayrılıp barışmadılar, birbirlerini dizi boyunca yanlış anlayıp durmadılar vs. izleyiciyi yormayan tam bir romantik komediydi.. Jang’ın sahnedeki karizması ise bence hiçbir şeye değişilmez🙂

  3. Ben daha yeni kore dizileri izlemeye başlamış bi insan olarak ne kadar haklı yorum yapabilirim bilmiyorum; ama bu dizi harikaydı.Bence jang geun suk muhteşem bir oyuncu hatta şarkıcı…İlk you’re beutiful dizisini tavsiye dolayısıyla izledim ve jang geung suk’a hayran kaldım.Sesi,müziği ve oyunculuğuyla göz dolduruyor.mary stadey out all night ise beni büyüledi.Uzun zamandır böyle bir romantik komedi izlememiştim.Ben biraz herhalde geriden gidiyorum.jang geun suk’un beethoven virus’u izledim.şimdi de hong dil dong ‘u izliyorum.allahım oralarda da harika…Tek kelimeyle jang geun harika….

    • selamlar canım, öncelikle bloğuma hoşgeldin. Jang Geun Suk benim en beğendiğim Koreli aktördür. bir kere her rolün üstesinden geliyor. mesela you are beautiful’daki tae kyung rolü bence gelmiş geçmiş en farklı jönlerden biri ve Jang bu rolü hakkıyla yerine getirebildi. diğer dizilerinde de her rolü birbirinden farklı ve güzel.son zamanlarda biraz fazla feminen olmaya başlasa da ben kendisini çok seviyorum.. ayrıca sesi de bir harika. single çıkardı ama ben söylediği dizi müziklerini çok seviyorum. özellikle hello hello ve still🙂 şu an film çekiyor ve dört gözle yayınlanmasını bekliyorum..
      yorumun için teşekkürler canım, görüşmek üzere^^

  4. bencede süper bi diziydi ama bence kısa saçlı oğlan daha yakışlıydı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: