Güney Kore’ye “Uçuyorum” :)

Heyecanlanmayın sayın okurlar Kore’ye falan uçtuğum yok🙂 Sadece geçen hafta izlediğim bir programdan bahsedeceğim size. Trt Haber’de izlediğim “Uçuyorum” programından. Geçen hafta cumartesi günü Güney Kore’deydi program ekibi. Öyle bir ilgiyle izlemişim ki bir baktım hemen bitivermiş, ben de şaşırdım🙂 Neyse size programa dair aklımda kalan, hoşuma giden, eleştirdiğim birkaç şeyden bahsetmek istiyorum, buyrun başlayalım o zaman🙂

Programın tamamını net olarak hatırlamıyorum ama ilk gittikleri yer Changdeokgung Sarayı‘ydı.

Tarihi diziler sayesinde ötesini berisini bir güzel ezberlediğimiz Kore saraylarından biri bu da.. Kızımız içerisini gezdi, bahçede de etkinlikler vardı onları izledi falan.. Yalnız kıyafetlerini bile ezberlemişim adamların, bizim yeniçerilerin kıyafetlerini sorsanız 10 dakika düşünürüm ya neyse🙂

Daha sonra Seoul Kulesi‘ne çıkıp gökdelenler şehri Seul’u izlediler.. Savaş nedeniyle tüm tarihi yapıları yok edilmiş olan Seoul gerçek anlamda bir metropolitan şehri oluvermiş.. Ablam “Hiç güzel değil burası ya neden gitmek istiyorsun sen?” deyince benim savunmamı görmeniz lazımdı: “Onların tüm tarihi dokuları yok edildi tamam mı, böyle değildi baa!!”🙂 Bu arada kuledeki insanları gördüğümde bir kez daha şöyle bir sonuca vardım: Koreli insanlar gerçekten de pek güzel değiller yau🙂 Bizim bayıldığımız aktör, şarkıcı vb. ünlü tayfasından insanlar haricinde eline yüzüne bakılır pek insan yok maalesef sanırım😦 Tabii estetik mucizelerini de söylemiyorum bile, neyse neyse estetiğe devam ey Kore milleti diyorum, gerekliyse yapacaksın kardeşim🙂

Yine geyiğe sardım ben, neyse daha sonra Kore Savaş Müzesi‘ne geçti ekip. Burada Kore Savaşı’na dair tüm detaylar vardı. Özellikle savaş alanını gösteren o temsili insanlar, çadırlar falan çok güzeldi, çok canlıydı.. Çadırın içinden bir bebeğin ağlama sesi bile geliyordu.. Bir de merkezin içine dijital ekranlar yerleştirmişler, girip Kore Savaşı’nda Güney Kore’ye yardım eden tüm ülkelerin savaşta yaptıkları hakkında bilgi alabiliyorsunuz, hem de Türkçe de dahil savaşa katılan tüm ülkelerin dillerinde! Adamlar tarihlerine önem veriyor işte, işin özü bu aslında..

Daha sonra hiç beklemediğim bir yere gittiler. İstanbul Kültür Merkezi! Evet böyle bir yer varmış Kore’de🙂

Bir oda var içinde, Türklerin yaşam alanını temsil eden şeylerle döşenmiş. Türk halıları, minderler, bakır güğümler, divanlar falan.. Güzel olmuş.. Başka bir odada bir grup insan Türkçe öğreniyordu. Nasıl tatlılar ya, çat pat konuşmaya çalışıyorlardı muhabir kızla🙂 Dil olsun da Korece-Türkçe olsun dedim içimden ben de, bir Koreli için öğrenmesi en basit dil kesinlikle Türkçe, tabii bizim için de aynı şey geçerli..

Ve hatırladığım kadarıyla son durak Namdemon Pazarı‘ydı. Burası bizim pazarlarımıza benziyor. Dizilerde filmlerde gördüğümüz şeyler de var tabi içinde: sokak satıcıları, yemek çadırları vs. vs. Yalnız bu noktada beni çok şaşırtan şeyler oldu. Trt gibi kaliteli bir kanal, bir devlet kanalı en azından bir tercümanla, rehberle gitmez mi tanıtmaya çalıştığı ülkeye? Muhabir kızımız tek kelime Korece bilmiyordu, e satıcı kadınlar da İngilizce bilmiyorlar, öylece bakıştılar. Diyelim ki rehber yok kabul, bir konuşma kılavuzu alsaydın eline de bir iki Korece cümle ezberleseydin be kızım.. Aynı tarz bir program olan “Ayna” da Güney Kore’ye gitmişti, yalnız o programın sunucusu o kadar tecrübeli ki hemen 3-5 cümle Korece öğrenmiş, kadınlarla ayaküstü sohbet falan etmişti🙂

Neyse işte kızımız bu dil sorunsalı yüzünden sokak tezgahlarında gördüğü yiyecekleri uydurmak zorunda kaldı:

“Eee.. İşte bu da salçalı bir yemek sayın seyirciler.. Üzerindeee.. Biber var.. İçinde de sanırım şey var.. Balık var evet..”

Hadi bu yemek tuttu diyelim, bir başka uydurduğu yiyecek tutmadı da, çok güldüm bu kısımda ama:

“Bu da bir çeşit suşi, ama dürüm şeklinde yenen bir suşi, yani böyle ısırıp yiyorsunuz ehe ehe!”

Ah be kızım, o suşi değil kimbap, ayrıca o dürüm gibi yenir mi hiç, daha dilimlenmemiş yau🙂

Aaah ah sevgili Trt ekibi beni gönderecekti ki tozunu attıracaktım Seoul’ün🙂 Şaka bir yana tabi bizim artık fazla donanımlı olmamızdan kaynaklanıyor tüm bunlar, yoksa başka bir izleyicinin bunları fark edip rahatsız olmasına imkan var mı hiç🙂

Son olarak ilk defa şahane bir Kore tatlısıyla karşılaştım. Görünüş olarak tıpkı bizim pişmaniyeye benzeyen bir tatlı bu, adı “Kkultarae”. Baldan yapılıyor. Avuç  içi kadar soğutulup sertleştirilmiş balı alıp çekiştirmeye başlıyorlar. O pişmaniye gibi uzuyor tabii. Uzayan teller birbirine yapışmasın diye de mısır ununa batırılıyor. Ve sonunda tam 16.000 tel meydana geliyor, 16.000 tel bal🙂 Tellerin için ceviz koyup servis ediyorlar. Çok güzel ama değil mi? İlk defa lezzetli bir şey buldum Kore’ye dair çok mutluyum🙂

Bu videoda da o telleri nasıl yaptıklarını gösteriyor tatlıyı yapan çocuğumuz. Çok tatlı yaa, “My English is outstanding!” deyişine öldüm🙂

Yazım burada bitti sayın okurlar.. Umarım bir gün gidip de bu yerlerin canlı canlı fotoğraflarını getiririz. Kocaman bir aminn sesi duymak istiyorum!! Ben de canım istemişken gidip pişmaniye alayım, onunla idare edeceğiz artık^^

Aralık 28, 2011 tarihinde film içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 29 Yorum.

  1. Gideceksin, gideceğiz, gideceğiz çingu🙂
    Çok güzel anlatmışsım, ellerine sağlık.

    Benim gibi izleyemeyenler izlemiş kadar olmuştur eminim🙂

    O tatlı süpere benziyor, buradaki Kore restoranları yapsa ya, hem bizim tatlılarımız gibi, satış stratejileri yok mu bunların yahu aha😀

    Ben de geçen gün ikimizin bu tarz bir program yaptığını ve ülke ülke gezip anlattığını görmüştüm rüyamda🙂

    • dimi dimi🙂
      çok teşekkürler canım. ben de yazarken izlediğimden daha çok eğlendim emin ol.. tatlı çok güzel dimi ya, tatlıyı yapanlarda tatlı oluyor demek ki, programda da çok sevimli bi çocuk yapıyordu bunu, akaküstü srand up yapıyor veletler🙂

      ayy ne güzel bir rüyaymış🙂 biz hep uzakdoğu’ya gitmek isteriz ama neyse kovmazlar bizi inşallah sonra🙂

  2. Amiiiiiin inşallah😀 😀
    ay o Kkultarae’ci çocuğa bayıldım, youtube daki yorumlarda şu çocuğa bir tv show’u ayarlasınlar diyordu hatta😀 😀 bir de o tatlı çok hoşmuş, cidden güzel bir tatlı keşfetmişsin😀 programın duyurusunu facebook’daki gruplardan birinde görmüştüm ama televizyonla aram yok youtube’a düşünce izlerim demiştim, keşke izleseymişim🙂 istanbul kültür merkezine çok şaşırdım ama çok da hoşuma gitti, sunucu kızın acemiliği acaba trt haberden mi kaynaklanıyor malum trt kadrosu zırt pırt değiştiriliyor sürekli, Gülhan’ıın galaksi defteri orda program yaptığında da yanlarında ingilizce – korece konuşan tercüman vardı. senin bahsettiğin ayna programı da hazırlıklıymış olaya, demek ki trt’nin kendi sorumsuzluğu… neyse hiç yoktan iyidir🙂

    bu güzel yazı için teşekkür ederiz masalım😀 tekrar Amin diyorum😀

    • amin diyen dilleriniz dert görmesin efendim🙂

      çocuk fıstık ya, adamları bile şok etti gördün mü, benden iyi İngilizce konuşuyor, esnaf İngilizcesi bi başka yaa🙂
      aslında izlemesen de çok bir şey kaybetmesin, ben çok eleştirdim izlerken yanımdakileri de bıktırdım🙂 yani bu kadar bihaber gidilmez bi ülkeye.. haklısın trt kadrosu da artık bi öyle bi böyler belli olmuyor nasıl olacağı.. ama hiç yoktan iyi gerçekten, bir de halk tabakası azıcık hoş olsa gözümüz gönlümüz açılacaktı ama neyse biz kaymak tabaka ile idare edeceğiz artık🙂

      rica ederim makinom sağolasın🙂

  3. Amiinnn diyorum ben de o zaman😀 bunların hiç böyle tatlıları olduğunu bilmiyordum ben de.Yakında pişmaniye çekişmesine falan girersek hiç şaşırmam😀 Haklarında doğru düzgün bir şeyler bilmeden ülkelere gidiyorlar ya sinir oluyorum.Bir öğren bakalım neler oluyor neler bitiyor o ülkede.Her şeyin kolayına kaçmak işimize geliyor gerçi bizim😀😀 Bizim Korecileri götüreceklerdi ki millet Kore’nin kurdu olurdu programı izledikten sonra😀 İstanbul Kültür Merkezi olduğunu bilmiyordum.Bizle pekle ilgileri yok zannediyordum Korelilerin ama varmış demek ki.
    Mükemmel yazı olmuş çingu.Elceğizlerine sağlık😀

    • çok teşekkürler🙂

      pişmaniye çekişmesi ha eheueheu bu da iyiymiş🙂 bu işe ben de sinir oldum ya hatun kız tek kelime okumadan uçmuş oralara, TV kadroları kimlerle dolduruluyor, bizi gönderseler nasıl okur araştırırız dimi dimi🙂 ahaha gerçi bizim Koreciler de oppalarının kapılarına dayanıp nöbet tutarlardı, sonra tarihi turistik yerleri gör görebilirsen artık🙂 İKM’ye ben de şaşırdım, Türklerden bihaber olduklarını zannderdim hep ama neyseki o kadar değilmiş..

      senin de ellerine sağlık canım, kamsahamnidaaa^^

  4. Aminnn inşallah🙂🙂

    Bu programı ne yazık ki izleyememiştim, yazın sayesinde bilgilenmiş oldum. Muhabirin kimbap yorumuna koptum😀 Hiç bilmeyenler yanlış öğrendi, bizim gibi bilenler de iyi eğlendi😛 Kkultarae’ci çocuk şov yaptı resmen, çok tatlıydı cidden😀 Güzel bir tatlıya benziyordu, bir gün tadarız belki😛

    İstanbul Kültür Merkezine şaşırmakla beraber sevindim de, daha önce hiç duymamıştım. Program sayesinde öğrenmiş olduk. Gezilecek yerler listesine burayı da eklemek lazım😛

    Ellerine sağlık:))

    • oh oh bi amin daha kaptım yuppi🙂

      muhabirim yemeklere dair uydurmaları bombaydı zaten, dürüm suşi dedi yaa🙂 ama tatlı güzel gerçekten. içinde şeker var yani inanılmaz🙂 adamların tüm tatlıları aslında tatsız olduğu için ben de şaşaırdım görünce🙂 İKM de çok güzeldi, o otantik odada oturmak istiyorum bende yaa🙂

      çok teşekkürler🙂

  5. Koreye uçmak istedim bir an :)) Bende Amin diyeyim. Video süperdi. Tatlıyı canım çekmedi desem yalan olur.

    • çok teşekkürler, izledikçe gitmek geliyor insanın içinde ya ne yapacağız bilmiyorum🙂 tatlı güzel de sırf o çocuğun şovunu izlemek için yenir yani orası kesin🙂

  6. ben de izledim programı ama valla senin yazını okuyunca daha çok eğlendim🙂 cidden sıkıcı ve yetersizdi, ok senin dediğin gibi belki biz çok donanımlıyız ama böyle programların sunucusu hariç bir içerik editörü olur kanallarda Gülhan’ın programında her şeyi Gülhan yapıyor o ayrı ama TRT editör yoluyla o programdan önce ince ince çalışır normalde ama bu program mı yeni nedir anlamadım trtye hiç uygun değildi. Daha önce bir Koreli görmemiş olsan bile program için gidiyorsun açıp bi bakmalısın ne yer ne içer bu insanlar diye bir aşinalık geliştirirsin, çekimleri bile kötüydü…

    • çok teşekkür ederim🙂 çok haklısın kesinlikle, ben de böyle baştan savma bir program beklemezdim Trt’den çok şaşırdım izleyince. kkultarae yapan tatlıcı çocuk iyiki şakır şakır ingilizce konuşabiliyordu da söylediklerini anlayabildim yoksa bizim kızla bakışırlardı anca. bir de kız tatlının adını bile sormadı ya, ben internetten araştırıp bulabildim ancak. bu işin çözümü nedir, insanlar kadrolara tanıdıklarını değil de bu işi hak eden seven birilerini yerleştirecek, işte o zaman bizler de kaliteli programlar izleyebileceğiz..

      • ben stajlarımı TRT’de yaptığım için içerisini biliyorum, aslında sorun kadrolaşmaktan çok memur zihniyeti yani yapılan iş televizyon da olsa devlete ait olduğu için profesyonel sinema tv alanında eğitim görmüş insanlar alınmıyor çünkü giriş için kpss vs. yeterli oluyor. Bir de her ne kadar sinema tv veya iletişim çıkışlı olsan da kurum bir devlet dairesi gibi işlediğinden zamanla sen de yaratıcılığını isteğini kaybediyorsun benim gözlemlediğim bu. Kadrolaşma sorunu ne yazık ki her iktidar değişiminde tüm devlet kurumlarında oluyor o başka bir ulusal sorunumuz ama özelde TRT için böyle programların ortaya çıkmasının nedeni bu söylediklerim. Aslında bu tip bir program da olmaz bu durum genelde çünkü çok bilgi işlem işi oluyor belgesel ya da gezi programı formatları ama bu cidden baştan savma olmuş. Tatlıcı çocuk hep tatlı mıydı yoksa tatlı yapa yapa mı böyle oldu bilinmez, tatlının ismi için de sağol🙂

  7. Umarım bir gün hepimiz cidden uçarız😀😀
    İzlemedim bu programı ama izlemiş kadar oldum ellerine sağlık =) O tatlı koymayacaktın buraya ama!Canım ne kadar çekti kendisini bilemezsin.Daha tadını bilmiyorum ama tahmin edebiliyorum.Tatlıyı yapan çocuğun konuşmasına anlatışına bittim🙂

    • aminnn🙂
      tatlı çok güzel ya, ben de çok sevdim, yapımı falan da çok ilginç. ama çocuk gerçekten çok sempatik, ayak üstü talk şov yaptı valla bravo🙂 ben kamera görsem donar kalırım halbuki🙂 valla tatlıdan benim de canım acayip çekti, pişmaniye yedim onun yerine, sen de idare ediver artık ne yapalım🙂

  8. Aynen ben de donup kalırım öyle🙂 hatta beni görmesinler aman aman diye kamera yaklaştıkça bi yerlere saklanırım🙂 Zaten dışarda karşılaştığımda falan hemen uzaklaşıyorum oradan sanki beni yiyecekler😀 Neyse işte bu tatlıcı çocuk gibi yapmak lazımmış,bundan sonra kaçmamaya çalışacağım🙂
    Tamam ben de idare edicem pişmaniyeyle napalım^^

  9. Ben hem programı hemde bu yazıyı nasıl kaçırmışım😀 Kendime cıkcıkcıkcık lar yağdırırken Amin lerle kapattım her duanızı (:

    Kore’den tatlı sipariş etme yerine Kore’ye tatlı ihracatı yapalım diyorum (: Ton oppa dengesini ayarlayabilirsek hepimiz için iyi olur diye düşünüyorum (:

    • ahaha lee min ho’ya kendi ellerimle baklava yedirdiğimi hayal ettim, ayy fena fena🙂

      sen yakaladın yazıyı ne güzel yau, ben bu aralar hiçbir şeye yetişemiyorum, bi gün oturup sadece blog okuyup video izlemek istiyorum:((

  10. Ehe ehe baya bir uydurmuş hanım kızımız😀 Galaksi Rehberi programında da böyle uydurmalardan bol bol vardı. Bizim çok fazla bilgiye ihtiyacımz yok neyse ki😀
    Yalnız Kkultarae denen tatlı hiç lezzetli değil😀 Hayalleri yıkar gibi olmayayım ama😀 Zaten bir kere tatlı değil. Yapılışı çok cool, satan çocukların da hepsi birbirinden şirin. Şebeklik yapa yapa anlatıyorlar😀 Ama sonuç hüsran. Ben İnsadong’da ilk defa görmüştüm bu tatlımsıyı. Çocuk kurula kurula yaptı. Ok çok etkileyici görünüyor ama ben de Türk’üm neticede😀 Her şeye şaşıramam😀 Bunun aynısından Türkiye’de de var adı pişmaniye dedim. Diyalogun gerisi şöyle;
    tatlıcı çocuk: Really?
    ben: Yes!
    tatlıcı çocuk: Ah really??!!
    ben: (Daha gevrek bir) Yes🙂
    tatlıcı çocuk: Çinça?!!
    ben: Çinça!
    Çocuğun yüzü bir düştü ki sormayın. Astı suratını çekildi kenara. Allahtan Amerikalılar yetişti imdada. Ben Türküm beni şaşırtamazsın ama Amerikalıları bununla büyüleyebilirsin dedim de keyfi yerine geldi😀
    Ve evet sokakta kimse güzel ya da yakışıklı değil. Şirin insanlar mevcut tabii.
    Amma yazdım be:D Neyse kaçtım ben! Yazı için teşekkürler🙂

    • ahaha bloğuma hoş geldin guzzi, bloğunu hemen blogrolle ekliyorum🙂

      demek o tatlı iyi değil ha. zaten lezzetli olma ihtimali bile beni şaşırtmıştı. Koreli arkadaşım açık açık “Biz tatlı sevmiyoruz. dondurma mı? cıkcık. pasta mı? yok onu da sevmem” deyince anladım damak tatlarında bi sorun olduğunu🙂

      tatlıcı çocukla muhabbetine bayıldım. sen de bütün karizmasını yıkmışsın çocuğun, ne güzel hava atıyordu turistlere bizi Maraş dondurmacıları gibi🙂 ama haklısın bizi kolay kolay şaşırtamazlar🙂

      Koreliler çirkin demek istemiyorum ama sokaklarında da pek yüzüne bakılır insan yok sanırım, dizilerde programlarında ünlüler dışında pek çekici birine rastlamadım. boşuna estetiğe abanmıyorlar belli ki🙂

      • Tatlı kültürleri yok gerçekten😀 Ben bizim tatlıları çok şekerli diye pek yemem ama bunların ki de pek bir tatsız. Hele o rengarenk dokklar yok mu?! Süslü püslü beni al beni al diye bağırıyorlar. Ağzına bir atıyorsun.. E bu ne şimdi?😀 Tavsiye etmem. Kağıt peçete yiyin Kore tatlısı yiyeceğinize😀
        Sokaktaki insanlar her zaman çok özenli giyinmiş oluyorlar. Ama güzel ya da yakışıklı değiller. Sevimli tipler var tabii. Koreli bir arkadaşım “Türkiye’de tvdekiler çirkin sokaktakiler güzel, Kore’de de tvdeki herkes güzel sokaktaki herkes çirkin.” demişti. Varın gerisini siz düşünün.
        not: 1 ay içerisinde yakışıklı ve güzel 20 kişi falan anca görmüşümdür😀

      • ahaka demek kağıt peçete bile daha iyi🙂 bu arada o dokları da çok merak ediyordum ben. ama Ayna programını sunan adam Kore’de dok yemişti ve pek beğenmemişti, suratını buruşturup zorla gülümsemişti, oradan anlamıştım kötü olduğunu🙂 bi kere içinde şeker yok, şekersiz şeye tatlı demenin ne anlamı var çözemedim. peki dondurmaları da şekersiz mi? malum dondurmayı çok seviyorlar, bizimki gibi tatlı yemiyorlardır sanırım?

        demek 20 kişi anca gördün ha😦 hayallerimin Güney Kore’si böyle mi olacaktı🙂

      • Dokklar hiç bize göre değil. Tatsız tutsuzlar. Bir sürü yedim, Yuca diye bir meyve var sadece Jeju’da yetişen onunla tatlandırdıkları vardı onu beğendim. Ama görüntüleri muhteşem. Resmen sanat yapıyorlar. Yani illa ki yiyeceğim merak ediyorum derseniz Yucalı olandan isteyin. Ama sadece bir tane alın😀 1500 won falan zaten.
        Dondurmaları da tatsız. Bizdeki meyveli yoğurtların daha az şekerli olanını dondurmuşlar. Öyle düşünün. Tabii baktığınızda onlar da muhteşem görünüyor😀 Baskin Robbins falan “Geel, geeel!” diyor da. Bizim dondurmalardan sonra… Bilemiyorum😀 Ama geçen markette bir tane keşfettim kağıt helvanın içine dondurma koymuşlar. Dondurması da bizimkine benziyordu. Arayan bulur yani😀
        Dediğim gibi bir olayları yok ama çok özenli ve güzel giyiniyorlar her zaman. Dizilerdeki gibi tipler görmeyi beklerseniz daha çok beklersiniz😀 Sanırım dedikleri doğru. Burada güzel ya da yakışıklı olan herkes ünlü oluyor😀 İstisnalar var tabii. Türkiye’de yolda yürürken Kıvanç ya da Kenan klasında biriyle karşılaşma oranıyla aynı ama😀 Onun haricinde ortalama Türkiye’de daha yüksek. Tartışılmaz bile.

      • demek dondurmaları da tatsız.. bunu hep merak etmiştim yaa.. bizim gibi her bayram baklavalarla büyüyen insanlar için onların o tatsız tatlılarını yemek çok zor olur tabii🙂 her yorumunla adeta aydınlanıyorum, çok teşekkürler Güzzi, yazımdan daha dolu oldu senin yorumların, ellerine sağlık^^

      • Yok canım ne alaka. Aydınlatabildiysem azıcık olsa ne mutlu bana^^

  11. Aminnn:) Hey bu blog çok eğlenceli ya. o büyük kore hayranı sitelerden( isim vermek istemiyorum) daha fazla eğlenceli… sevdim ben burayı ya… Hem siz koreyi herşeyiyle deli gibi sevmiyorsunuz heralde çümkü bu bana yanlış geliyor… ama çoğu fan da böyle düşünmüyor. bu noktada blog gayet güzel ya… bayıldım:)

    • çok çok teşekkür ederim canım, çok mutlu oldum yaa.. öyle Kore hayranı forumlarda falan fazla takılmıyorum ben, sadece dizi film indiriyorum oralardan. onun yerine allkpop, hancinema gibi sitelerden güncel Kore magazinine dair haberler okuyorum. o bahsettiğin sitelerde çok fazla çocuk var çünkü, fanların yaş seviyesi ilköğretime kadar düştü, çok fazla bana hitap etmiyor artık.. Kore’yi her şeyiyle sevmek meselesine gelince de böyle bir şey mümkün değil zaten ya, her milletin kusuru var, hele uzakdoğu gibi bize tamamen yabancı bir milleti her şeyiyle benimsememiz imkansız.. onları çok seviyorum, kendime çok yakın hissediyorum, dillerini bile sadece duyarak öğrendim, bu sevgi bambaşka bir şey ama gerektiğinde eleştirmeyi de bilmek gerekiyor.. bence çok doğru düşünüyorsun🙂

      tekrar görüşmek üzere hep beklerim^^

  12. inşallah bir gün den de güney kore ye giderim arkadaşlar trt uçuyorum proğramına da çooook teşekkür ederim g. koreyi tanıttıgı için

    • İnşallahhepimiz bir gün Güney Kore’ye gidip gönlümüzce gezeriz🙂 TRT gerçekten çok faydalı yapımlara imza atıyor son zamanlarda bence de büyük bir teşekkürü hak ediyor🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: