Kategori arşivi: genel

Doğum Günümüz Kutlu Olsun Lee Hong Gi-ssii!!!

 (*Alıntı: http://www.korea-fans.com)

İyi ki doğdun Hong Gi-ssiii!! Daha doğrusu iyi ki doğduk! Aramızda her ne kadar saat farkı olsa da şu an ikimiz de hala 2 Mart günündeyiz ve hala doğum günü çocuğuyuz değil mi ama 🙂 Tabi senin evinin odaları hayranlarından gelen hediyelerle doludur, belki şu an hayranların için özel yaptığın doğum günü kutlamasındasındır ha 😦 Tabi her yıl Jong Hoon ile ikinizin doğumgünü birlikte yapılıyor, bir sene de ikimizinki birlikte yapılsa nolurduuu!!!

İsyeeeaaaan modundan çıkıp biraz daha neşeli şeylerden bahsedeyim yau 🙂 Annelerimiz ne güzel bir zamanlamayla ikimizi aynı günde doğurmuş değil mi eheuehue 🙂 Ortak özelliklerimiz çok mu diye merak etmiyor değilim işin aslına bakarsan. Gözüme çarpan birkaç tane var aslında.. Mesela ikimiz de balık burcu olmamız nedeniyle dışarıdan sessiz, sakin, ağır insanlar olarak biliniriz. Ama içimizdeki katrina kasırgasını çok geç fark eder insanlar. Hatta hiperaktif bir çocuk olduğumuzu anladıklarında “Yeter bi dur yerinde!” anlamındaki bakışlara maruz kalırız değil mi 🙂

İkimizde de boy kompleksi var maalesef.. Aah ah o gizli topuklu ayakkabılardan giyiyorsun diye az iftira atmadılar sana kuzum.. (Gerçekten giyiyor musun bazen ben de merak ediyorum aslında ama neyse kapatalım bu konuyu 🙂 ) Vee bu sene ikimiz de gözlüklüyüzz!!! Tabii sen kısa pantolonlu günlerinden beri takıyorsun bu camları ama ben de sana yetiştim işte 🙂 0.75 ile başladım bu yola, arkandan emin adımlarla geliyorum 🙂

Tabi duygusal bi pıtır olman da her Mart ayı çocuğu gibi olmazsa olmazın.. Ben şarkılarını gerçekten yaşayarak söylediğine gönülden inanıyorum, tamam belki her seferinde aynı duyguyu dinleyicilerine veremeyebilirsin ama öyle zamanlar oluyor ki “Bu şarkıyı bu çocuk söylesin diye yazmışlar beee!!” diye haykırasım geliyor! Sen şarkı söylemek için doğmuşsun evlat bunu bil..

2011’de bana verdiğin güzel hediyeler için çooook teşekkürler kuzum. Hello Hello ve özellikle Heartache şarkıları ve Beautiful Journey Konser DVD‘si çok makbule geçti bee, öyle böyle değil 🙂 Ama bu sene de tembellik yok, en az  4 mini albüm ve 2 konser DVD’si isterim ona göre! Doğum günümüz hatrına beni kırmazsın herhalde 🙂

Tekrar iyiki doğdun o zaman.. Saeng il chukhae uri Hong Gi-ssiiiii^^

Haremimin Gözdeleri^^

An itibariyle tatlı cadı Oh Yoon Joo tarafından mimlenmiş bulunmaktayım 🙂 Hem de bayıldığımız bir konuda! Konumuz haremimizdeki oppalar.. Haremimizin kapılarını sonuna kadar açıp halka arz edeceğiz yani, ama.. 10 kişi kontenjanı var maalesef 😦 Bu kural iyi olmuş aslında, yoksa bu yazı sabaha kadar bitmezdi aman aman 🙂 Hazırsanız başlıyoruz!

1- Jang Geun Suk

Bence bu çocukta kesinlikle şeytan tüyü var, yoksa o şekilden şekile soktuğu saçlarıyla, insanı deli edecek kadar feminen kıyafetleriyle bu kadar hayran olunmak akıl kârı değil 🙂 Ama gerçek bu napalım, bir dizide ya da filmde sadece yoldan geçmesi bile konusuna bakmadan o filmi izlemem için yeterli.. Öyle bir fıstık işte Jang Geun Suk 🙂

Kuzuyla ilk Do Re Mi Fa Sol La Si Do‘da tanıştım ve pek de ilgimi çekmedi. Sonra Baby and Me‘de “Hımm iyi çocukmuş!” dedim. Ama You are Beautiful‘da kalbimi tamamen çalmayı başardı. Çünkü ne kadar yetenekli olduğunu da göstermiş oldu. “Bebek yüzlüyüm ama gıcık ukala birini de hakkıyla canlandırırım” dedi hepimize..

O zaman son olarak Fighting Asia Prince diyorum kendisine 🙂

2- Lee Min Hoo

Eminim her Kore severin ilk üçüne oynuyordur Lee Min Hoo, hatta çoğumuzu Kore sever yapan şahsiyettir kendisi.. Ama ne yapalım, insan hem yakışıklı, hem yetenekli, hem uzun, hem de kaslı olursa olacağı bu işte 🙂

Herkes gibi ben de Lee Min Ho ile Boys Over Flowers‘ta tanıştım ve bayıldım bittim.. O kıvırcık salata halleriyle bile insanı mest etmeyi başardı kuzu. Sonra Personal Taste‘de asıl afet olabilme potansiyelini ortaya koydu. O dizideki hallerini hala unutamıyorum 🙂 Ve son olarak City Hunter‘da da yeteneğini konuşturdu, saçları her ne kadar hallyu olduğu için beni dellendirse de ona her şey yakışır diyor ödülünü takdim ediyorum 🙂

3- Jung Yong Hwa

Bu çocuğu ne kadar sevdiğimi hikayemi okuyanlar bilir, onun olduğu kısımları yazarken ipin ucunu kaçırıp kendi hissetiklerimi falan yazmaya başlıyorum çünkü 🙂 Yong Hwa benim için her zaman mükemmel erkek olarak kalacak sanırım 🙂

You are Beautiful‘daki Kang Shin Woo karakterini herkes benim gibi çok sevmiştir eminim, sevilmemesi imkansız derecede nazik, iyi, yardımsever birini oynamıştı çünkü kendisi.. Orada tüm hayranlığı üzerine çekmeyi başardı.. Sonra Heartstrings‘te o etkiyi bırakamadı maalesef, donuk, sıradan bir karakterdi Lee Shin. Yine de Shin Woo’nun ve güzel sesinin hatrına haremimin gözdesisin Yong Hwa-ssi 🙂

4- Lee Hong Gi

Sıra geldi benim kadife sesli kuzumaa.. Başım ağrıdığında ağrı kesicim olduğu için, üzgün olduğumda sesiyle huzur bulduğum için, şarkılarını söylemekle yetinmeyip yaşadığı, dinleyenlerine de yaşattığı için seviyorum onu.. Sesine ve şarkıcılığına aşığım aslında.. Yoksa oppa olmak için çok fazla bir özelliğe sahip değil kendisi. Uzun değil, kaslı değil, dans etmiyor, soyunmuyor vs.. Ama insanın onu sevmesi için bir kez canlı performansını dinlemesi yeterli. Anlatmakla olmaz dinleyin diyorum sadece..

5- Lee Dong Wook

Daha dün Scent of a Woman‘ı izlediğim için pek de objektif şeyler yazamayacağım şu an sanırım 🙂 Romantik, nazik, düşünceli oppa karakteri ancak bu kadar güzel yerine getirilebilir.. My Girl benim ilk romantik komedi dizimdi, orada kendisini ne kadar sevdiğimi söylememe gerek bile yok.. Ama SOAW’da ayrı bir havası vardı, başka yönlerden vurdu beni yani.. Ayrıca askerlik yaramış kuzuya, duş sahnesi mi böyle düşünmeme neden oldu bilmiyorum ama askerlik sonrası  daha bir hoş olmuş sanki 🙂

6- Bae Yong Joon

Ahh gece yarısı saati kurup yarı uykulu gözlerle izlediğim tek insandır kendisi. Winter Sonata’nın tatlı Min Hyung’u, o günlerde taktığım lakabıyla Koreli Kıvanç’ım benim 🙂 Yerin ayrıdır, dolmaz da.. Ama neden dizi çekmiyorsun diye çemkirmek istiyorum sana!! Dream High’ın 4 bölümünde oynadın sonra yine ortadan kayboldun! Bence en acilinden uzuuun ve güzel bir diziyle dönüş yapman lazım.. İnsanlar ajusshi görsün yau 🙂

7- Kim Hyun Joong

Şu an çoğu kişi “Neden amaa?” der gözlerle bakıyor yazıya biliyorum ama ne yapayım elimde değil 😦 Çocuk gerçekten çook tatlı yaa, biraz çabalasa iyi bir oyuncu olma potansiyeli de var onda biliyorum. BOF’taki rolü zaten soğuk nevale anormal çocuk rolüydü, Playful Kiss’te de aynı saçma sapan bir karaktere büründü. Şöyle güzel bir romantik komedide durumu kurtaracağına inanıyorum ben.. Zaten pek bir sesi yok müzik piyasasında fazla dayanamaz. Umarım güzel bir diziyle sahalara döner de kaybettiği karizmasını kurtarır. Bu boya, posa, kasa yazık ama değil mi 🙂

8- Lee Seung Gi

Çoğu kişi My Girlfriend is a Gumiho‘da da sevmiştir kendisini ama benim için her zaman şımarık Hwan olarak kalacak bu kuzu. Oradaki karakterini o kadar sevmiştim ki hala adı geçtiğinde hemen oradaki halleri geliyor aklıma. Bir insanın yavaş yavaş nasıl dönüşebileceğini gösteren en güzel örneklerden biriydi kendisi.. O soğuk nevale kız için yaptıkları, gözyaşları falan ayy..

Bir de yanaklı bu çocuk yaa 🙂 Daha ilk gördüğümde “Ayy tombiş yanaklı buu!!” demiştim, hala geyiği dönüyor onu her gördüğümüzde 🙂 Tatlı, şirin oppa kategorisinde ilk sıralarda Lee Seung Gi 🙂

9- Kwon Sang Woo

Ahh ah evli mutlu çocuklu olsa da oppa kategorisinden asla çıkamayan güzel insan Kwon Sang Woo.. Gamzeleri yeter dedirtiyor insana her gördüğünde.. Hem yakışıklı hem yetenekli üstüne üstük.. Dizileri kadar filmleri de çok başarılı.. Üstelik de başkaları gibi tembellik yapmıyor, tüm dizilerini izleyemedim ben mesela, iyi çalışmış valla 🙂 Onca filmini dizisini izledim ama benim o  için hala Stairway To Heaven‘ın Song Joo oppası.. Hep de öyle kalacak sanırım 🙂

10- So Ji Sub

Ahh Misa’mın Moo Hyuk ajusshisi, karakteriyle beni günlerce ağlatmayı başaran, oyunculuk konusunda sınır tanımayan, öyle ki karakterini oynamayan yaşayan ajusshim So Ji Sub.. Şu yazımda So Ji’nin üzerimdeki etkilerinden bahsetmiştim zaten başka bir şey söylememe yok bence.. Yalnızz.. Hep üzülen, acı çeken, fedakar ajusshi olması beni biraz isyan ettirdi. Yazık değil mi kuzuya yaa, bir kere de kötü adam olsun mesela, kendini beğenmiş topstar olsun! Iyy kendi söylediğime kendim inanamadım olmaz yaa ben onu böyle seviyorum, nasıl Takeshi hep romantik olmalı o da öyle işte.. Ji Sub-ssi aynen yola devam, fighting!!

Sıra geldi mimin paslanmasına..  The mim goes tooo Secret and Sevgili Günlük şak şak şak!!! Kolay gelsin bacılar, harem kuran elleriniz dert görmesin 🙂

 

 

SBS özür diledi ama..

SBS’de yayınlanan Star King rezaleti malumunuz.. Arabistan’da yaşamış olan 18 yaşındaki Koreli bir kızla beraber yayın ekibi bir şov hazırlamışlar ve birçok milletin tabi olduğu bir dini, o dinin simgelerini küçümsemiş, alay etmişler üstüne üstük Müslümanları eli silahlı teröristler olarak göstermişlerdi. Programı izlediğimde gerçekten çok üzüldüm, ufacık bir kızın ünlü olma hayalleri yüzünden kutsal değerlerin böyle ayaklar altına alınması gerçekten iğrençti. Hele şu an Türkiye’de de yüzlerce hayranı olan Super Junior üyesi Lee Tuk’un programdaki aşağılayıcı hareketi kesinlikle beni son derece rahatsız etti. Biliyorum o programlardaki ünlüler kendilerine ne denirse onu yapıyor ama tüm dünyada her dinden bunca hayranı bulunan bir grubun üyesinin en azından bir kenarda kalıp bu  şova dahil olmamasını beklerdim..

Şovdaki bu kızın Arabistan’da yaşadığı zorlukları göstermek istediği söyleniyor, fakat başındaki örtünün, arkadaki cami simgesinin aşağılanması hiçbir amacı haklı göstermedi bana. Ki Koreliler kadar internet bağımlısı bir millet nasıl bu kadar kör olabiliyor aklım almıyor gerçekten.. Artık ne Araplar ne de başka herhangi bir müslüman devletin vatandaşları çadırlarda yaşamıyorlar, develere binmiyorlar.. Ve onlar terörist değil..

Star King program ekibi son bölümlerinde İslamiyeti yanlış bir biçimde izleyicilerine aksettirdikleri için özür dilediler. Ki o silah olayıyla birlikte bu özür bile ayıplarını kapatmaz orası ayrı ama en azından yaptıkları ayıbı anlamaları iyi oldu. Ama birçok kişi bu yapılanları elbette unutmayacak, çünkü onların önargıları da bu özürle bitmeyecek, bunu herkes biliyor.

Hızla küreselleşen günümüz dünyasında böyle cahilce karalamalar, dini, kültürel değerler üzerinden prim sağlama çabaları ne kadar gereksiz oysa ki.. Koreliler Müslümanlar tarafından ne kadar sevildiklerini bilmeliler. Endonezya’da Koreli şarkıcıların konserleriyle stadyumlar doluyor, binlerce insan o grupları dinleyebilmek için konserlere akın ediyor, albümler kapış kapış gidiyor.. Kore dizileri Arabistan’da, Dubai’de ve son yıllarda Türkiye’de büyük ilgi görüyor, Kore dalgası yediden yetmişe herkesi içine aldı çoktan.. Dünyaya açılmak sadece Avrupa ve Amerika özentisi olmakla olmuyor maalesef.. Yoksa bu insanların yayabilmek için çıldırdıkları o “Korean Wave” olayı ancak hayallerde kalacak emin olun..

Kısaca şunu söylemek istiyorum.. Ey Amerika deyince kendisinden geçen başta SBS yapımcıları Koreli kardeşlerim.. Müslümanları da tanıyın azıcık.. Onlar ne teröristtir, ne cahil, ne de yobaz.. O interneti ünlülerin hayatlarını kurcalamaktan başka şeyler için de kullanın ve araştırın biraz.. Önyargıyla olmaz bu işler, bir özürle de herkesin bildiği ayıplar kapanmaz.. En azından biz Türkler olarak “Türkler ve Koreliler kardeştir” diyorsak, benimsemiş olduğumuz dine hakaret etmemeniz gerektiğini de biliyorsunuz demektir öyle değil mi?

Not: Buradaki suçlu SBS kanalı olsa da bu bu yanlış önyargı insanların büyük çoğunluğunda var olduğu için genel konuştum, yoksa böyle düşünmeyen birçok Korelinin var olduğuna da eminim. Benim yazım sadece bu insanların dışında kalanlar içindir.

%d blogcu bunu beğendi: