Blog Arşivleri

Yine Yeni Haberler^^

Uzun zamandır güncelleyemiyorum bloğu, hatta dizi bile izleyemiyorum bugünlerde. Sebebi nedir diye düşünüyorum.. Öncelikle tatile gittim, geldim. Sonraa, hikayemi yazıyorum ve hikaye yazmak gerçekten de emek isteyen zor bir işmiş. Bugüne kadar hep kendi hikayelerimi yazıp kendime sakladığım için rahattım ama yayınlamak kasıyor biraz 🙂 Neyse işte iş güç tembellik derken günler çok hızlı geçiyor.. Ben kısa bir özet geçeyim en iyisi. Öncelikle pazartesi günü geleneksel blog buluşmalarımızdan birini daha gerçekleştirdik. Bu defa buluşma yazısı yazma görevini Hayal üstlendiği için detayları ondan alınız 🙂 Yalnızz.. Lee‘nin bir sürprizi oldu bu buluşmada.. Soyut Sevgi hikayesi ile kazanmış olduğu SS501 Destination albümünü bana ve kardeşime hediye etti 🙂 Kendisine tekrar teşekkür ediyorum buradan, kamsahamnida çinguu!! Çok mutlu ettin bizi 🙂

Pekii başka neler oldu? Ft Island’ın Hall Tour ve Beautiful Journey konserlerinin DVD’leri çıktı!!! Aylardır yeni bir konser DVD’si çıksın diye taklalar atan ben rahatladım sonunda, detayları sonra yazacağım 🙂 Sonraa, Güney Kore’de Chuseok Bayramı sona erdi ve Noriko Goes to Seoul dizisi de yayınlandı bayram süresinde. Special drama dendiğinde bu kadar kısa süreceğini düşünmemiştim, 90 dakika biraz fazla special oldu benim için ama neyse.. Minicik dizimizin minicik fragmanı da yayınlandı:

Hong Gi’nin saçlarının önündeki o kocaman kahkülünü pek sevmedim açıkçası ama iyi yine de saçları, yani daha kötülerini de gördüm 🙂 Noriko adlı Japon ablamızsa 1964 doğumlu, bayağı bayağı Hong Gi’nin annesi yaşında.. Kısaca aşk hikayesi izleyemeyeceğimiz bence tescillendi, yani öyledir herhalde değil mi? 🙂

Hong Gi dizide en sevdiğim şarkılarında biri olan  Don Quixote’s Song‘un başından 40 saniyecik bir şey söylemiş. Sesi enstrümansız yine harika elbette..

 

Dizinin alt yazıları henüz yok 😦 Neyse bekleyelim bakalım.. Zaten kısacık bi şey değil mi ama 🙂

Reklamlar

3 Temmuz 2011 blog buluşması^^

haftalar sonra bloğuma girebilmenin mutluluğu içerisindeyim. mezuniyet balosu bitti, kep töreni yapıldı.. bi diploma alınamadı daha ama o da olacak inşallah 🙂 taa ada gezisinde ortaya çıkan bir karaoke planımız vardı.. ama herkes tatile gitmek üzere olduğu için sohbet muhabbet olayını tercih ettik ve Kabataş Kahve Dünyası’nda toplandık blogger arkadaşlarımızla.. zaten bu yorucu haftanın ardından şarkı falan söyleyemezdim herhalde.. neyse, Lee ve ben yine erkenciydik, gerçi 12 dakika geç kaldığım için kendisi bir müddet söylendi ama neyse ki çabuk kapattı konuyu 🙂 sonra yavaş yavaş masamız kalabalıklaştı.. bu buluşmada yüz yüze tanışma fırsatı bulamadığım blogger arkadaşlarla tanıştım.. Aslı, Makinosev, Oppamania, Arwen de çetemize katılmış bulundular. artık bırakmayız zaten 🙂 Oppamania rahatsız olduğu için aramıza geç katıldı ama telafi ederiz tabiki hiç sorun değil 🙂 masada neler konuşuldu derseniz tam olarak anlatamam çünkü kalabalık masamızın bir kısmında konuşulanları duyabildim ancak.. amaa.. fallar bakıldı, hem de derinlemesine yani öyle böyle değil 🙂 sonraa arşivler paylaşıldı.. ben HDimi unuttuğum için alışveriş olayına katılamadım, zaten ben de katılsam hayatta o masadan kalkamazdık  🙂  Lee bize bir sürü lakap taktı, yine eğlendi bayağı.. benim bloğuma girmememle, Winpohu’nun çok fazla müzik paylaşımı yapmasıyla, Arwen’in şiir paylaşımlarıyla ilgili espriler yaptı.. kendisinin şu hiti yüksek Gong Yoo postu hakkında da konuşuldu masada bol bol 🙂 Aslı’nın “SNSD”yi “SS501” ile karıştırması da günün esprisi oldu 🙂 hala hatırladıkça gülüyorum.. sevgili Lee şu Kim Hyun Joong nefretini atlatamadı gitti, hayırlısı artık 🙂

Nefertiti maalesef ramen yiyemedi bu buluşmada.. nasıl da canı çekmişti, kızcağız hiçbir şey yemedi ramen yemek için ama bulamadık.. Kabataş Beşiktaş arasını iki kez yürüyerek geçtik ama ramen satabilecek bir yer bulamadık.. Lee bir ara dönerciye soralım falan dedi hatta 🙂 benim de canım ramen çekiyor ne zamandır, evde yiyeceğiz artık^^

buluşmadan aklımda kalan iki şeyden biri tavuk füme sandviç 🙂 , diğeri ise “hayali olan bir iş istiyorum” cümlesi oldu.. masamız gerek çiçeği burnunda mezun, gerekse bir süredir iş arayan gençlerle dolu olduğu için Usa’yı anmak zorunda kaldık bol bol.. biz de hayali olan bir iş istiyoruz be Kei, “Usodatoitteyo Joe!” diye bağırmak geliyor içimizden ama.. bizi bir sen anlarsın herhalde 🙂

işte böyle.. aramıza yeni blogger arkadaşlarımız katıldıkça daha da güzel geçiyor buluşmalarımız.. yeni planımız Kafika ve Karaoke.. heyecanla bekliyorum^^ bu arada tüm blogger arkadaşlarımızın hepsinin kulağını çınlattık dün.. hepinize buradan tekrar selamlarımı gönderiyorum..

 

%d blogcu bunu beğendi: