Blog Arşivleri

Ben de kimbap yaptım^^

aslında ben kimbap yapalı 1 hafta oldu, ama ancak şimdi yazabildim^^ geçen Cumartesi Kore Sevenler Topluluğu’nun düzenlemiş olduğu KİM-FEST’deydim. etkinlik Taksim’deki Gaya‘da oldu. “Kore Severler Topluluğu” çok güzel etkinliklere imza atan ve Kore’ye gerçekten gönül veren kişilerden oluşan bir grup. grup elemanlarının neredeyse tamamı öğrenci ve doğal olarak yoğunlar, ama buna rağmen sürekli aktif bir biçimde çalışmalarına devam ediyorlar. daha önce sanırım Ekim ayında da Ramen-Fest’e gitmiştim ve orada da çok eğlenmiştim. yaşça benden küçük kişilerle karşılaşacağımı sanmıştım gitmeden önce, ama öyle olmadı, gelenlerin arasında bir sürü üniversite öğrencisi hatta evli kimseler vardı. tabi küçükler de yok değildi, ama ortam güzeldi yine de^^ amaa.. o gün yapılan çekilişte benim ve arkadaşlarımın hiçbirinin adı çıkmamıştı ve taa Kore’den gelen bir sürü şeyden hiçbirini alamamıştık. o defterlerde süslerde öyle gözüm kalmıştı ki muhtemelen bir çoğu kırılmıştır sahiplerinin ellerinde^^ ama KİM-FEST’te öyle olmadı, kermes yapıldı ve ben de istediklerimi alabildim^^

pekii geçen hafta neler yaptık.. öncelikle bu seferki etkinliğe katılım oldukça azdı. ben bunun nedenini etkinlik duyurusunun geç yapılmış olmasına ve kimbap’ın çok da sevilen bir yiyecek olmamasına bağladım. ilk önce grup yöneticilerinden arkadaşım sevgili Yeşim bize kimbap nasıl yapılır anlatmaya başladı. kendine has üslubuyla güzel de anlattı^^ daha sonra malzemeler bir bir geldi ve biz de kendileriyle tanışmış olduk 🙂

bu gördüğümüz sevgili deniz yosunu yaprakları.. kimbap’ı sarmak için kullanılıyorlar. tam burada bir itirafta bulunmalıyım sanırım. birkaç yıl önce sanırım Misa’yı yeni izlediğim bir dönemdi, diziden etkilenerek kimbap yapmaya çalıştım kendimce.. tabiki yosun yaprağı bulamadığım için pazı yaprağı kullanmıştım ben 🙂 gerçi yosundan daha yenilebilir bir şey kendisi orası ayrı^^

bunlar da kimbap’ın iç malzemeleri. Koreliler renklerin enerjisine çok önem veriyorlar. burada 5 rengin olması çok önemli. her biri ayrı bir özellik taşıyor. bu özellikleri de aşçı ablalar anlatmıştı ama unuttum ben 🙂 neyse, sarı olan şey kesilmiş omlet parçaları. bildiğimiz omlet yapılıyor ve uzun uzun kesiliyor. onun önündeki kırmızımsı şey yine uzun kesilmiş sosis parçaları. sosislerin yanındaki ise turp turşusu. ona danmujiyi deniliyormuş Kore’de. tadı bizim turşumuza benziyor. yine yenilebilir bir şey 🙂 ve en öndeki yiyecek maddesi de salatalık. böylece 4 renk elde etmiş olduk. 5.sini aşağıda göstereceğim. fakat diyelim ki bu malzemelerden biri elimizde yok. o zaman yumurtanın beyazını da ayrı pişirip keserek beyazın enerjisini yemeğimize katabilirmişiz..

solda görülen, 5. malzeme olan havuç. sert olmaması için havucu jülyen doğramamız gerekiyormuş. sağdaki ise ana malzeme olan pirinç. pirincin yapışkan olması önemliymiş. ama haşlanmalı mı buharda mı pişirilmeli o kısmı kaçırdım sanırım, miane^^ bu arada malzemeleri hazırlayan aşçı ablalarımız yiyebilmemiz için pirince tuz eklemişler. tuzsuz nasıl olurdu düşünemiyorum..

şimdi gelelim kimbap’ın yapımına.. önce pişirdiğimiz pilavımsı lapayı ince bir tabaka halinde yosun yaprağının üzerine yayıyoruz. yaprak ince olduğu için dikkat edilmeli, yırtılabilir.. ama bizim kimbap’larımızdan hiçbiri yırtılmadı..

sonra pilavın üzerine iç malzemeleri koyuyoruz. bu arada yaprağın açılmaması için en uca pirinç taneleri koymak gerekliymiş.. sonra iş sarmaya kalıyor. tabi bunun için de şu altta görünen hasır maddeye ihtiyacımız olacak. Korelilerin “pal” dedikleri bu şey bizim çaydanlık altına koyduğumuz altlıklara benziyor. Türkiye’de nerede bulunur bilmiyorum tabi..

sarılan kimbapın üzerine parlak görünmesi için susam yağı sürülüyor. ve sıra kimbapın kesilmesine geliyor. işin en zor kısmı da buymuş. yapışkan pirinç yüzünden bıçak oynamıyor ve kimbapın dağılması tehlikesi ortaya çıkıyor. ben çözümü bıçağa susam yağı sürmekte buldum. ama bıçağı sürekli silmek ya da yıkamak da bir çözüm olabilir.. tabi kendi mutfağınızdaysanız..

vee işte mutlu son! benim kimbaplarım^^ pilav açısından biraz dolgunca olsa da güzel oldu, ben beğendim en azından 🙂 tabi görüntüsünü sadece. bir taneden fazla tadamadım bile.. o da uğraştığım için.. tuhaf bir kokusu var, yer yemez midem bulandı ve uzun bir süre de geçmedi bu bulantı.. ama sevenler de oldu, bazıları bir sürü yedi. tatmayanlar yine de tatmalı derim, en azından Moo Hyuk’cuğumuzun hatrına, çok seviyordu kuzucum 😦

bunlar da kermesten aldığım telefon süsleri. biraz bulanık çıkmış burada ama.. şu mavili küçük adamın bir de kız versiyonu var, böyle saçı topuzlu çok tatlı.. onun fotoğrafını çekmemişim.. bunlarla idare edelim^^

bunlara ilaveten etkinlikte çok tatlı Koreli arkadaşlarla tanıştım. o konuşmaları, mimikleri.. resmen sempatiklik akıyor her hareketlerinden^^ bu arada bu arkadaşlardan biri olan Hyung Ju, Ft Island’ın bas gitaristi Lee Jae Jin’in liseden sınıf arkadaşı çıktı.. benim o anki hayretimi tahmin edebilirsiniz..

benden bu kadar.. son olarak şunu ilave etmeden geçemeyeceğim, geçen hafta yapmış olduğum kimbap’ın tadı,  benim yıllar önce yaptığım o çakma kimbap’a bayağı bir benziyordu. yani en azından andırıyordu^^ ama evdekiler “bu ne!” diyerek azıcık ısırıp atmışlardı zavallı yemeğimi T_T. hatta daha sonra Nilü‘nün de pazı yaprağında kimbap yaptığını okumuş, çok şaşırmış, çok gülmüştüm^^ her Misa izleyicisi merak ediyor demek ki 🙂 her neyse, benim Uzakdoğu yemekleri çalışmalarım tüm engellemelere rağmen devam edecek.. beni izlemeye devam edin 🙂

%d blogcu bunu beğendi: