Blog Arşivleri

Ft Island’dan Yeni Albüm: Grown Up..

Bloğa uğramaya uğramaya yolunu unutmuşum yaa bu ne tembellik 🙂 Çok film izliyorum ama bi türlü yazmaya elim gitmiyor iyice üşengeç oldum çıktım.. Ama Ft Island’ın yeni albümünden bahsetmesem olmazdı şimdi.. O kadar abartmayayım dedim ve oturdum bilgisayar başına 🙂

Ft Island’ın 4. mini albümünün ismi “Grown Up“. Albüm 4 şarkıdan oluşuyor:

 1- Severely

2- Even Had a Lost Friend

3- I am a Foolish Person

4- Grown Man

5- We Hope Become Lovers 

Grup ilk kliplerini de Severely parçasına çekti. Dizi tadındaki uzun klibimiz için buyrunuz 🙂

Klibi beğendim ben. JYJ’nin daha birkaç ay önce yayınlamış olduğu “In Heaven” klibini anımsattı bana. Yönetmen o klipten esinlenmiş sanırım.. Hong Gi de dizi oyunculuğundan gelen tecrübesiyle döktürmüş, ağladığı sahneler falan güzeldi.. Ama Jae Jin’i göremedim  klipte, şarkıyı da sadece Hong Gi söylüyordu.. Jae Jin’in eksikliği her ne kadar hissedilse de Severely çok güzel şarkı..

Yalnızz.. Hong Gi kuzum o saç nedir yaa:/ Bu da mı gol değil diyeceğim o olacak şimdi! Yaa nerede tuhaf bi saç modeli var bu çocuk koşa koşa gidip onu yaptırıyor! Grubun diğer elemanları gayet normal saçlarla takılırken bizimki her seferinde kendisini aşıyor.. Neyse billur sesinin hatrına susuyorum, sana her şey yakışır diyor ve konuyu kapatıyorum 🙂

Albümü indirmek isteyenler şu linkten indirebilirler.. Kuzuyu canlı dinlemek isteyenlerse buyrunuz.. İyi eğlenceler^^

 

Reklamlar

En Güzel Ft Island Klipleri..

Ft Island klipleri güzeldir sayın okurlar, dans etmedikleri ve enstrüman çaldıkları için daha teması olan ve daha derin klipler çeker grubumuz. Hele bazılarını anlamakta bile güçlük çekerim ben mesela, düşünün artık 🙂 Her neyse, en sevdiğim Ft Island kliplerinden bahsetmek istiyorum bugün, hepsinin yeri ayrı benim için ama bazılarını ayrı seviyorum orası kesin 🙂 Buyrunuz başlayalım;

1- GIRLS DON’T KNOW

Bu benim en sevdiğim klip olmasına rağmen çekilip de yayınlanamayanlardan 😦 . Sebebini ben de bilmiyorum ama Won Bin gittiği için olabilir diye düşünüyorum.. Bu klibin en sevdiğim yanı tabii ki başta Hong Gi’yi odağa almış olması, bir de tüm üyelerin yüzünü net bir şekilde görebilmemdir. Bazı klipler var ki bir karmaşa bir keşmekeş, kimseyi göremeden klip bitiyor.. Bu klip öyle değil ama, özellikle kızların aşkı bilmemesinden dert yanan yanık sesli solistimiz tatlı kıyafetleri, mükemmel saçlarıyla hep odakta, şahane 🙂 Bu arada Hong Gi’nin bu klipteki saçları gerçekten ne kadar güzeldi, bundan iyisini ben henüz göremedim, yaşına uygun ne hoş bir model değil mi? Kuzunun klibin sonunda bariz bir şekilde görebildiğimiz lenslerine de dikkat çekmek istiyorum, güzel güzel 🙂

2- HELLO HELLO

Bu klibi o kadar çok izledim ki sanırım her karesini ezbere biliyor olabilirim 🙂 Hong Gi’nin adamakıllı giyindiği, saçlarını adamakıllı bir modele soktuğu hallerini seviyorum ya, bu klip de bu yüzden favorilerimden 🙂 Jae Jin faciası dışında herkes pek bir tatlı.. Yalnızz.. Bu kliple ilgili aklıma takılan bir soruyu sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim. Bu klipte Hong Gi ölüyor mu sayın okurlar? Arkadaşlarını kurtarmak için binaya dalıyor, dumanlar içinde kalıyor, sonra uyanıyor şarkı söylüyorlar falan, en sonunda binadan çıkmıyor, ama klibin bitiş sahnesinde yine o binanın önünden geçiyor.. Ay film gibi anlattım ha 🙂 Neyse bu konuda beni aydınlatanlar olursa sevinirim 🙂

3- LOVE LOVE LOVE

Evet sayın okurlar lütfen şoka girmeyelim, bu çocuk da Hong Gi maalesef o_O.  O peruğu andıran saçları da peruk değil bizzat gerçek:/ Neyse bu peruk faciası çok şükür kısa sürdü ve Hong Gi kankası Hee Chul’a verdiği sözü tutup saçlarını kestirdi. Gerçi hayranları da çok tepki vermişti bu korkunç imaja, ama tepki verilmeyecek gibi değil ki!! 🙂

Ama şarkı da klip de çok güzel.. Birbirine kavuşamayan iki kuklamız var bu klipte. Garip semboller göze çarpıyor, gözyaşı yerine dökülen fermuar başlıkları mesela.. Sonra klibin çekildiği acayip mekan, o ışıklar falan. Her şey çok gizemli ve ilgi çekici. Kısaca Hong Gi’ye rağmen sevdim bu klibi de 🙂

4- LOVESICK

Aah ilk göz ağrımı da es geçemem tabii ki.. Lovesick benim ilk Ft Island şarkım ve klibim aynı zamanda.. Hong Gi’yi buradaki uzun saçlı bebe haliyle tanımıştım ilk kez. Hepsi öyle küçük öyle tatlı ki.. Ah bir de Won Bin var tabii.. Onun olduğu her klip daha özel benim için..

Bu klibimizde de aşk acısı çeken çiftler gösteriliyor tek tek. Aralarda da bir ormanda ve kafe gibi bir yerde şarkı söyleyip çalmaya çalışan çocukları görüyoruz.. Hong Gi yine iki büklüm söylüyor şarkısını, ağzına sağlık çocuk..

5- AFTER LOVE

Ayrılık şarkısı dendiğinde ilk akla gelen Ft Island şarkılarındandır After Love. Klibi de en az şarkı kadar duygusal, grubumuzun 5 üyesi de terk ediliyor başta Hong Gi olmak üzere. Daha klibin ilk dakikalarında çimenlerde bir kız tarafından terk edilen Hong Gi en yanık sesiyle söylüyor şarkıyı. Yazık ama 🙂

Ayrıca Hong Gi’nin “Ben artık büyüdüm” dediği bir klip “After Love”. Uzun saçlı, sevimli çocuk imajından sonra yırtık kotlar, siyah ojeler, kısa siyah saçlar falan imajını bayağı değiştirmiş o dönemde. Bence güzel olmuştu, hatta keşke yine o saç modeline dönse..

6- THUNDER/ONLY ONE PERSON

Bu da Ft Island’ın dizi gibi çektiği kliplerden. Al çekirdeğini otur izle o kadar yani 🙂 Henüz ergen bir lise öğrencisi olan Hong Gi barda tanıştığı bir kızla danseder, öpüşür falan filan.. Ama sonraki gün derse ilk kez gelen öğretmenin o kız olduğunu anlayınca çok şaşırır 🙂 Tabi kız da.. “Aşkın yaşı olmaz” diyen çiftimiz yine de takılmaya devam ederler. Ama sonunda birileri (Hong Gi’nin düşmanı bir çete elemanıydı sanırım) bunları okul yönetimine şikayet eder.. Ve klibimiz kötü biter 😦

Thunder bence Ft Island’ın en sevimli klibi. Bu klibin devamı da vardır, ismi de “Man’s First Love Follows Him To The Grave”. Onda da Hong Gi barda öğretmeni yerine başka bir kızla takılır kaderi değişir falan.. Ama onu çok sevmedim ben. Burada çok masum, çok sevimli.. Çekirdekleri temin ettiyseniz buyrun izleyin derim 🙂

7- FT ISLAND

Grubun 2. klibi Ft Island. Adından da belli olduğu gibi tatlı mı tatlı bir tanıtım şarkısı. Bütün klip bir ormanda geçiyor. Hepsinin gerçekten minnacık olduğu bir klip. Hong Gi zaten bir damla, Won Bin deseniz ondan hallice, diğer elemanlar ayrı çömezler 🙂 O sempatik hallerini özlüyorum bazen.. Toplu saçları, sempatik kıyafetleriyle Hong Gi’nin bugünlerdeki tuhaf imajından eser yok. Neyse bu da geçecek diyorum, bir insan hayatı boyunca böyle berbat bir imaj benimseyemez nayırr 🙂

8- THE ONE

İngilizce özürlü Hong Gi ile diğer elemanların birlikte söylediği çok güzel bir şarkı “The One”. Ama ben bu şarkıyı ne zaman dinlesem kötü olurum, Won Bin’in dahil olduğu son kliptir bu çünkü, ve de birlikte söyledikleri son şarkıları 😦 Hatta vedalarını bile bu şarkıyla yapmışlardı 😦

Neyse bahsettiğim bu hüznün tam tersine çok eğlenceli bir klip bu. Klipte Jae Jin’in doğum günü var ve elemanlar neşeyle kutlama yapıyorlar. Klibin afetini de Won Bin olarak seçiyorum. Sen ne tatlı şeysin ya, gözlüklerine kurban 🙂 Aklımda hep bu klipteki neşeli halleriyle, o cool güneş gözlükleriyle kaldı bu çocuk. Yeni tarzı da çok hoş ama, beğeniyorum ben. Bir de Hong Gi’ye öğretse azıcık giyinmeyi nolurduu 🙂

Şimdilik bu kadar. Belki bu yazının bir “Part II”sini de yapabilirim ama göz bebeklerim bunlar.. Hepinize iyi seyirler^^

Memory in Ft Island ve Heartache Etkisi..

Yurt dışı etkinliklerine biraz olsun ara verip Kore’deki hayranlarının gönlünü almak isteyen grubumuz mini bir albümle dönüş yaptılar sonunda. (Türkiye’deki bu zavallı hayranları da Korece albüm aşıyla yanıp tutuşuyordu ama neyse, benim de gönlümü aldılar işte ben öyle farz ediyorum 🙂 ) Gerçi yıllardır göremediğim için tam albüm özlemiyle gün sayıyordum ama bu da bir şey 🙂 4 ayda bir böyle bir albüm gelsin ben razıyım, halimden memnunum kısacası 🙂

Bu albüm diğerlerinden farklı, sadece cover parçalardan oluşuyor. Ben hep diyordum şarkıların bir de Hong Gi versiyonu olmalı diye sesimi duydular sonunda 🙂 80’lerin, 90’ların şarkıları yeniden yorumlanmış, çok da güzel olmuş, Hong Gi ve Jae Jin harika iş çıkarmışlar yine, tüm şarkıları tükettim şimdiden.. Ama ama.. Bir Heartache var ki of of beni benden aldı kısaca..

1- HEARTACHE

Böyle güzel, böyle duygusal bir parça olamaz, dinlediğim an vuruldum, sadece gitar ve Hong Gi’nin sesi.. Gözlerini kapatıp saatlerce dinleyebilir bu şarkıyı insan.. Bir de şarkının 2. kısmında Hong Gi’nin söylediği kısımları Jae Jin’in söylesi çok güzel olmuş, çocuğun sesi duygusal şarkı söylemeye meyilli zaten, olmuş kısaca bu iş 🙂 Haftalardır defalarca dinleye dinleye şarkıyı tükettim diyebilirim, hikayemin yeni bölümünde de kullandım, daha da çok yerde kullanılır, o potansiyel var bu şarkıda 🙂

Kısaca albümdeki favorim Heartache‘dir.. Bu şarkıyı bize armağan ettiği için bizim minik oğlana teşekkür edip sıradaki şarkıya geçebilirim. Bu arada şarkının aslını da merak ettim ve üşenmeyip buldum.. Aslı da güzelmiş bence, ben sevdim.. Buyrunuz efendim 🙂

Heartache 1995 versiyonu:

 

2- LIKE THE BIRDS

Like the Birds çıkış parçamız. Klibini daha albüm çıkmadan önce çok merak etmiştim. Hani şu klipteki jipin sahibiyle ilgili haberler falan çıkmıştı. Ben klibin senaryosu değişir demiştim ama değişmemiş, yine jip vardı klipte ve yine 5 genç jipin tepesindelerdi. Onları gördükçe gülmekten kendimi alamadım, hala da alamıyorum. Neyse bu kadar dedikodu yeter, klip gayet güzel olmuş, Hong Gi kahküllü saçlarıyla iyiydi, fena değildi yani. (Bu arada hallyu star saçından sonra kahküllü saç modası mı baş gösterdi Kore’de, Jang Geun Suk da benzer saç modeliyle karşıma çıkıyor her yerde. Fena model değil ama bence erkeklere o kadar da gitmiyor..)

Neyse, klibin felaketi ödülünü Jae Jin yine kimseye kaptırmıyor sağ olsun. O saçlar, Rabbim!!! Yorum bile yapamıyorum, yorum sizin sayın okur 🙂

Şarkı da güzel, tam Ft Island tarzı bir cover olmuş, I Hope, Hello Hello tarzına yakın bir şarkıya dönüşmüş Like the Birds. Bu şarkının da orijinali nasıldı efendim çok merak ettim diyeniniz varsa buyrunuz 🙂

Like the Birds 1988 versiyonu:

Diğer 3 şarkı da yavaş şarkılardan oluşuyor, albüm slow ağırlıklı olmuş bu sefer. Ama ben Hong Gi’nin sesini yavaş şarkılarda daha çok sevdiğim için bana göre hiç sorun yok 🙂 Bir de Jae Jin işin içine girince şahane şarkılar çıkmış ortaya, buyrunuz efendim, kulaklarımızın pası silinsin 🙂

3- EVEN YOU TEARS

4- NOT A TRUE GOODBYE

5- THAT PERSON IN SHINSADONG

Not a True Goodbye da favorilerimden.. Memory in Ft Island‘ı dinleyin dinletin diyorum son olarak, hatta sadece ben demiyorum Yong Hwa da öyle diyor, onu kırmak olmaz şimdi değil mi ama 🙂

 

Ft Island 2010 Beautiful Journey Konseri: Sonunda Kavuştuk^^

Gerçekten sevinçten ağlayabilirim! Aylar önce bu konserin fancam görüntülerini izlemiş ve dudaklarımı büküp: “Bu konserin DVD’si çıkar mı ki? Yok yok çıkmaz ya, hem çıkarsa da ne zamana çıkar, internete düşer ohooo 😦 ” diye yakınmıştım. Boru değil 21 şarkılık dev bir konserdi bu, hem de sevdiğim tüm şarkıları söylemişti Hong Gi.. Başka yerde bulunması imkansız, kenarda köşede kalmış muhteşem şarkıları da dahil olmak üzere her şey vardı bu konserde.. Vee diğer birkaç konserle beraber bu konserin de DVD’sinin çıktığını geçen akşam öğrendim. Beni en çok sevindiren Beautiful Journey’in DVD’si oldu elbette, bu konser gerçekten muhteşem, hatta 2007 yılından beri çıktıkları en iyi konser diyebilirim..

Konserden önce üyelerin dedikodusunu yapalım biraz değil mi? 🙂 Öncelikle elbette Hong Gi.. Şükürler olsun seni bir konserde doğru dürüst bir saç ve kıyafetle görebildim! Hatta inanılmaz ama bu konserin yıldızıydın bence 🙂 Abartmıyorum o dağınık, hafif uzamış kahverengi saçları, deri ceketi, her zamanki gibi kuru kafalı atleti ve koyu mavi lensleriyle bu konserin yıldızı olma hakkını kazandı Hong Gi..

Lider Jong Hoon her zamanki gibi çok hoş görünüyordu, bu çocuk işi biliyor kısacası.. Jae Jin ise kısa saçlarıyla fena değildi diyebilirim, yani şu anki o korkunç sarı saçlarına göre mükemmel gerçi ama kendisine uzun kahverengi saçın yakıştığını fark etmeli artık bence.. Min Hwan gri mi desem ne desem bilemediğim o değişik saçlarıyla arada dikkatimi çekmeyi başardı.. Yeni üye ise (yalnız çocuk geleli 3 sene oldu hala yeni üye diyorum ben 🙂 ) fazla gözüme batmadı diyeyim sadece, hala birbirimize alışmaya çalışıyoruz..

Gelelim konserimizee.. Öncelikle bayıldığım, ekran karşısında eridiğim  performanslardan  bahsedeyim, ki tüm performansları o kadar güzeldi ki seçim yapmak çok zor.. Amaa Revolution, Bad Woman, Love Love Love, I Believe Myself, Raining beni benden alanlardı kısacası. Revolution ve Love Love Love‘ı zaten müzik programları haricinde canlı dinleme fırsatı bulamamıştım, burada dinledim ve daha da çok sevdim.. Hong Gi bu seninki nasıl bir sestir böyle, senin sesinle birlikte şarkılar nasıl böyle değişip bambaşka bir havaya bürünebiliyorlar.. Bir gün karşılaşırsak soracağım ama hazırla kendini 🙂

Revolution

Love Love Love

Yukarıda da dediğim gibi bu konserde sadece MP3’ünü dinleyebildiğim birçok şarkının canlı performansını izleyebildim sonunda. Mesela Don Quixote’s Song, Revolution, Love Must Have Come, Calluses Being Stuck ve Brand New Days gibi şarkıların çoğunluğu bu konserde ilk defa canlı söylendi. Zaten her zaman söylerim: Hong Gi canlı dinlenir, kayıtlar onun sesini aktarabilme kapasitesine kesinlikle sahip değil 🙂

Don Quixote’s Song

Brand New Days

Vee kanayan yaramdan da bahsetmeden olmaz şimdi.. Won Bin’siz bir konser daha diyeyim siz anlayın. Hele Won Bin’den dinlediğim ve sevdiğim şarkıların Seung Hyun tarafından söylenmesi çok sinir bozucu oldu benim için. Gerçi hakkını yemeyeyim Seung Hyun kendini çok geliştirmiş, ilk geldiği günlerde sesi bile çıkmıyordu, bu konserde tüm şarkıları hakkıyla söyledi ama.. Amaa.. I am Happy, Primadonna, Lovesick ve Train şarkılarında Seung Hun’un sesini duyunca hala irkiliyorum maalesef, daha alışamadım Won Bin’in eksikliğine.. Neyse yine de indirdim onun bulunduğu performansları da, bu benim için büyük bir ilerleme 🙂 Dediğim gibi bayağı geliştirmiş sesini..

Bu konserde de Jae Jin’in ağırlığını hissettik bol bol.. Her şarkıda kendini gösterdi, ki iyi ki gösterdi diyorum. Mükemmel bir sesi var, hatta bir solo albüm çıkarmalı bence.. Ama ben Hong Gi ile ikisini dinlemeye çok alıştım, tek başına nasıl olur bilemiyorum da 🙂 . Revolution, I Believe Myself, Raining, Brand New Days ve Flower Rock onun şahane sesiyle renklendiği şarkılardı konserde. Jae Jin umarım gelecek albümlerde de böyle aktif olarak katılır şarkılara, gitarı kadar güzel sesi çünkü, hatta çok daha güzel..

Yalnız bu şahane konserde Hello Hello ve So Todayi dinleyememek üzdü beni, malum daha bu albümler çıkmamıştı o günlerde. Neyse bir dahaki konserlerine artık.. Bu iki şarkıyı da canlı dinlemek için sabırsızlanıyorum 🙂

Kısaca anlatacaklarım bunlar.. Hong Gi’yi canlı dinlemek isteyenler için bu konserler mükemmel bir fırsat, onu dinleyin sesini hissedin diyorum sadece.. Ft Island gerçekten müzik yapan gruplardan çünkü.. Sahnede kıçını başını sallayıp dans etmekten başka bir şey yapmayan, kaslı vücutlarıyla şov yapmaktan öteye gidemeyen gruplar gibi değil.. Tek dertleri iyi müzik yapmak ve bunu başarıyorlar da.. Konserin tamamını izlemek isteyenler şu kanaldan izleyebilirler. Yazımı bu konserin en iyi performansı seçtiğim Bad Woman ile bitiriyorum. Herkese iyi dinlemeler 🙂

Ft Island’dan Return: son mini albümümüz^^

eskiden Ft Island albüm çıkarır çıkarmaz indirir daha ilk günden tüm şarkıları defalarca dinleyip eskitirdim. artık o eski performansımdan eser yok.. ama Hong Gi’nin sesini özlüyorum, tamam eski şarkıları çok güzel ama her yeni şarkısı eskileri aratmayacak kadar güzel oluyor, insan da yeni şarkılar arıyor haliyle.. bu çocuk beni hiç şaşırtmıyor kısacası 🙂

bugün albümün tamamını indirip dinledim, zaten 5 şarkılık bir mini albüm “Return”, yine tam albüm göremedik sevgili F&C 😦 Neyse bakalım neler var bu albümcükte..

1- HELLO HELLO

 

Return albümünün çıkış şarkısı “Hello Hello”.. ve bu şarkı grubun son zamanlardaki en güzel şarkısı kesinlikle. geçen yazın hit parçaları “Sarang Sarang Sarang“ı bile geçti benim için, ki bu şarkıyı milli marşım yapmıştım, arkadaşlarım bilir 🙂 hele hele klibi.. ve Hong Gi’nin klibin sonundaki o gülüşü.. fazla söze gerek yok, kusursuz bir çıkış parçası oldu Hello Hello, tebrikler Ft Island 🙂

2- I ASKED (널 갖겠다)

 

Hello Hello’dan sonra albümde en sevdiğim şarkı I Asked.. hareketli, kıpır kıpır, isyan dolu bir şarkı, tam bana göre. bir de enstrümansız kısımlarda kulağıma çalınan Hong Gi’nin çıplak sesi.. tamam işte.. çocuğa yine isyankar şarkılar söyletmişler bu albümde de, adı arabeskçiye çıktı haberi yok pıtırın 🙂 neyse o söylesin de ne olursa olsun.. bu arada good bye’a hala kıd bay diyor bu çocuk, geçen yazdan beri düzeltememiş aksanını, ne olacak bu Korelilerin İngilizce özürü bilmiyorum artık 🙂

3- OH

 

bu da en sevdiğim 3. şarkı.. Hong Gi ve Jae Jin birlikte söylemişler. tatlı, rahatlatıcı bir şarkı “Oh”.. Jae Jin o harika sesiyle tat katmış şarkıya.. bu sesiyle kolayca solo bir albümün altından kalkabilecek olan Jae Jin Ft Island’da kalarak, Hong Gi ile düetler yapmaya devam ediyor, beni de çok mutlu ediyor.. Fighting Jae Jin! tam gaz devam 🙂

4- SUNSHINE GIRL

 

bu albümde hareketli şarkılara ağırlık verilmiş. Sunshine Girl de mutlu, iç açıcı şarkılardan biri.. aşkta suçu her zaman kızlara atan, genelde “Nappun Yoca”, “Yocanın Molla” şeklinde şarkılarla karşımıza çıkan Hong Gi bu kez iltifatlar ediyor sevgilisine, “You are My Pretty Girl” diyor.. büyük gelişme bu bence 🙂 ve Jae Jin.. bu şarkıda da sesiyle insanı kendine hayran bırakıyor, o küçücük kısımda bile..

5- CONFESSION (고백합니다)

 

“Confession” tıpkı “Always Be Mine” gibi tüm grup üyelerinin birlikte söylediği bir şarkı. tabi Hong Gi girdikten sonra şarkı anlamlanıyor benim için, farkını hemen ortaya koyuyor kendisi.. ayrıca tüm üyelerin şarkı söylemesi de anlamsız bence, mesela lider Jong Hoon’da kesinlikle ses denen bir şey yok, boşuna zorluyor kendisini.. bu işi ustasına bırakın diyorum sadece, ha bir de Jae Jin de girebilir şarkılara, bazen ama 🙂 her neyse nerde kalmıştım, Confession yavaş, romantik bir aşk şarkısı.. insan gözlerini kapatıp dinlerken rahatlıyor adeta..

şarkı yorumlarım bu kadar.. keşke tam bir albüm olsaydı elimde de daha fazla yazabilseydim, ama yıllardır göremiyorum tam albümü maalesef 😦 gelecek bahara artık.. kısaca ben bu albümü sevdim, yine iyi iş çıkarmışlar.. aah bir de Won Bin olsaydı diyeyim de bu yazımda da eksik olmasın adı 😦

bu arada ben buralardan uzaktayken Tatlı Hong Gi  bir Türk hayranının  kendisine Korece gönderdiği tweeti retweetlemiş. “우리는 일본어 아니에요. 우리는 한국어 아니에요. 우리는 터키이야!!!! TT 우리도 잊지 마세요.. ” ” Biz ne Japonuz ne de Koreliyiz. Bizler Türküz! Lütfen bizi de görün! ” şeklindeymiş twit. Hong Gi bir yerlerde onu dinleyen Türklerin olduğunu biliyor, bunu bilmek bile çok güzel.. üstüne üstük yukarıdaki twitin ardından #PrimadonnaTurkey başlığını da başlatmış.. seviyoruz kendisini efendim 🙂

son olarak  Return albümünün en sevdiğim iki parçası olan bi tanecik “Hello Hello”m ve “I Asked” şarkılarının canlı performanslarını paylaşarak yazıma son veriyorum.. sahur vakti de gelmiş zaten.. herkese iyi sahurlar..

 

Ft Island: Hello Hello – Merhaba Merhaba^^

 

 

MERHABA MERHABA

 

Sana merhaba merhaba demek isterken

Elveda elveda diyorum şimdi

Oysa tek sevdiğim sensin demek istedim

Seni unutamadım demek istedim

Bana geri dön demek istedim

Hayır, bana dönmesen bile

Ben seni gerçekten çok sevdim

Duy sözlerimi

Kimse kimse kimse senin gibi olmadı

Belki 10 yıl sonra bile hala senin gibisi olmayacak

Yalnızca seni seven bir aptalım demek istedim

Bugün, bunları yüzüne haykırmak istiyorum

 

Sana merhaba merhaba demek isterken

Şimdi elveda elveda diyorum

Seni unutmaya çalışırken, olmuyor

Ben sana merhaba merhaba demek isterken

Sen elveda elveda diyorsun şimdi

Oysa ben ‘şimdiye dek sadece seni sevdim’ demek istedim

Seni özledim demek istedim

Seni bırakamam demek istedim

Lütfen gitme demek istedim

Seni hala seviyorum

Duy sözlerimi

 

Elveda demek için geldim

Seni seviyorum demek aptallıkmış meğerse

Ama yaşadıklarımızı hiç unutamıyorum

Gidiyorum bu yüzden

Sen benim tek sevdiğim değilmişsin

Bana veda eden biriymişsin sadece

Yüzüme bak ve bir yalan söyle

Beni terk et ve git demek istedim sadece

 

Sana merhaba merhaba demek isterken

Elveda elveda diyorum şimdi

Seni unutmaya çalışıyorum, olmuyor

Ben sana merhaba merhaba demek isterken

Sen elveda elveda diyorsun şimdi

Oysa ben ‘şimdiye dek sadece seni sevdim’ demek istedim

Bak herkes lalala diyor

Hahaha diyor

Tatata diyor

Herkes birbirine merhaba merhaba diyor

 

Ben sana merhaba demek isterken

Sen bana elveda diyorsun şimdi

Farklı, mutsuz selamlaşıyoruz bugün

Seni sevdiğim için merhaba merhaba demek istiyorum

Elveda elveda diyemem

Uzaklara da gitsen hala aşkımsın benim

Ben sana merhaba merhaba demek isterken

Sen bana elveda elveda diyorsun

Ağlıyorum şimdi

Bana elveda dediğin için ağlıyorum

Sana merhaba merhaba demek isterken

Elveda elveda diyorum şimdi

Oysa ben şimdiye dek sadece seni sevdim demek istedim…

 

Almanca ödevini yapmayan ben bugün oturup bu şarkıyı çevirdim, adam olmaz benden.. ama şarkıyı çok sevdiğim için sözlerini okumak istedim sonra da çevirmek geldi içimden.. yine klasik bir Ft Island şarkısı. arabeskvari sözleri var.. yine tek suçlu Hong Gi’yi terkeden kızcağız gibi görünüyor 🙂 bir “nappun yoca” vakası daha yani 🙂 olsun her türlüsü kabulüm, farketmez.. bir de Won Bin olsaydı.. işte o zaman kusursuz olacaktı şarkı da klip de..

klibe bir göz atarsak bu klibin yıldızını Hong Gi seçiyorum. bir yıldır rezil renklere boyatttığı, korkunç modellerde kestiği saçları adama dönmüş sonunda.. standart bir genç olmuş çok şükür.. (gerçi an itibariyle yine kestirmiş saçlarını uffs!)  klibin sonundaki o gülüşü yok mu! gif yapıp sabahtan akşama izleyesim var o kadar 🙂 dudağını büküp de yanan binaya bakışı falan çok tatlı.. iyi iş çıkarmış..

ve klibin felaketi.. Jae Jin! böylesine tatlı bir çocuk nasıl da kendini mahvetmeyi başarabiliyor pes.. o sarı peruğumsu saç da ne öyle? feci bir şey.. yapacak yorum bulamadım..

ve klibin yakışıklısı.. Jong Hoon.. saçlarını uzatmış toplamış süper olmuş, zaten yüzü güzel, çok tatlı olmuş.. ama klipte hiç görünmedi yani, arada zor yakaladım kendisini. ( malesef JH da kestirmiş klipten sonra saçını.. tarzdan hiç anlamıyor bu çocuklar!)

bir klip analizi burada sona erdi.. sağlıcakla kalın.. gitmeden bir de şarkının canlısını dinleyin.. dinlemeye değer gerçekten 🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: