Blog Arşivleri

Kpop Zamanı: En Güzel Klipler:)

Yine yeni yepyeni bir mim yazısı ile bloğuma girmiş bulunmaktayım.. Sevgili Harmony beni şu yazısında mimlemiş. Çok fazla klip izlemeyen biri olsam da (Ft Island klipleri dışında tabii^^ ) aklımdakilerden güzel bir derleme yapayım dedim.. Bakalım hangi şarkıların klipleri beni kendisine aşık etmiş 🙂

 ✿✿ NEŞELİ ✿✿

“Love Girl” izlediğim en neşeli kliplerden birisi. Ayrıca klip birçoğumuzun gizli fantazisini ortaya çıkardı: Posterini assam bana da gelir misin Yong Hwa-sii 🙂

Koreliler grup olayını iyice abarttılar, bir grupta bu kadar üye olur mu yaa o.O SNSD isimli oldukça ünlü grubumuzun “Gee” adlı klibinin de gerçekten çok hoş bir enerjisi var. Hem bu şarkı vakti zamanında Lee Min Ho’nun en sevdiği şarkıymış, duyrulur 🙂

 Yaa şu küçücük çocuklara bi bakar mısınız 🙂 Hepsi en fazla lise çoğunda olan bu tatlı şeyler kendileri gibi tatlı bir de klip çekmişler şarkılarına.. Oyyşş 🙂 Karşınızda Boyfriend ve şarkıları “Boyfriend”^^

  ♥♥ ACIKLI ♥♥

Ahh bu klibimizin hikayesi de kendisi kadar acıklı. Öyle ki ülkesinden kilometrelerce uzakta, Türkiye’de nelere maruz kaldı zavallı klip, ne korkunç arabesk şarkılara fon oldu garibim 😦 Oysa “Kiss” isimli grubumuzun “Because I am a Girl” şarkısı ne de güzel gitmiş bu klibe.. Klipte sevdiği kız için çok büyük bir fedakarlık yapan harbi bir oppamız mevcut, kendisi Shin Hyun Joon. Bu çocuğun hangi dizisini, filmini izlesem hep bi fedakarlık yapıyor zaten. Yeter artık, bi kendini düşün be canım 🙂

Sıra geldi benim tatlı kuzularıma. Her kategoriye bir adet Ft Island klibi koymamak için kendimi çok zorlasam da “Thunder”ı es geçemedim. Burada bizim bıdık barda tanıştığı bir kızla ertesi gün okulda karşılaşıyor. Ve kız kim tahmin edin: Okula yeni gelen öğretmen!! Dizi gibi klip valla, kalanını da buyrun siz izleyin 🙂

Bu klibi çook eskiden izlemiştim, tabii o zamanlar Lee Seung Gi’yi tanımıyordum ama klip çok hoşuma gitmişti. Yalnız Lee Seung Gi de tanınacak gibi değil haa, şu saçlara, kılığa bi bakın, çekingen bi liseli beyimiz 🙂 Aşkı için epey zorluk çeken, dayaklar yiyen kuzumuzu buyrun bir de siz izleyin 🙂 Difficult Words to Say karşınızda^^

 ❤‿❤ ERİTİCİ ❤‿❤

Bu kategoride oyumu SS501’den yana kullandım, “Song Calling For You” klibine hem de.. Mekanlar çok güzel, çocuklar oy oyy, şarkı deseniz harika 🙂 Bu klip çok iyi yaa! Canlı performanslarını da izlemenizi tavsiye ederim, oradaki dansları da çok tatlı^^

Gummy isimli şarkıcıyı pek tanımam hatta hiçç 🙂 Ama Nilü‘nün bloğunda karşılaştığım bu klibe bayıldım, dizilerdeki soğuk hallerine inat Kim Hyun Joong bu klipte harikalar yaratmış, nasıl tatlı gülüyor, gel de erime 🙂 “As a Man” şarkısı da çok güzel gerçekten..

 ◠‿◠ ETKİLEYİCİ ◠‿◠

Big Bang’in bu klibini çok seviyorum, çekim teknikleri, mekan falan şahane. “Love Song” da çok iyi bir şarkı ayrıca 🙂

 Cn Blue’dan bir klip daha koymasam olmaz şimdi 🙂 “First Step” hareketli ve bir o kadar da etkileyici bir klip..

  ^o^ ŞAŞIRTICI ^o^

Her yazımda bu klipten bir kez bahsetmesem olmaz herhalde, “Hello Hello”yu çok seviyorum ama napim 🙂 Klibin neden şaşırtıcı olduğuna gelirsek, sonunda Hong Gi ölüyor mu ölmüyor mu ona bir türlü karar veremem beni şaşırtıyor. City Hunter’ın yönetmeni gibi birileri çıkıp bi açıklama yapsın yeter artık ama 🙂

Bu klip te Oh Won Bin kuzusunun aylar sonra sahnelere tekrar döndüğü klip: “I Love You and I Love You Again”.. Buradaki tarzı, şarkısı her şeyi beni çok şaşırtmıştı. Ft Island’daki tarzının o kadar dışında ki..

Benden bu kadar.. Bunlar dışındaki “Tıpkısının Aynısı” kategorisi için çok düşünsem de bir klip bulamadım 😦 Artık onu da bu mimi pasladığım arkadaşlar düşünsünler diyor ve mimi sevgili cadımız Oh Yoon Joo ile kaktüs çiçeğimiz Makino‘ya paslıyorum.. Kolay gelsin çingular 🙂

Reklamlar

Haremimin Gözdeleri^^

An itibariyle tatlı cadı Oh Yoon Joo tarafından mimlenmiş bulunmaktayım 🙂 Hem de bayıldığımız bir konuda! Konumuz haremimizdeki oppalar.. Haremimizin kapılarını sonuna kadar açıp halka arz edeceğiz yani, ama.. 10 kişi kontenjanı var maalesef 😦 Bu kural iyi olmuş aslında, yoksa bu yazı sabaha kadar bitmezdi aman aman 🙂 Hazırsanız başlıyoruz!

1- Jang Geun Suk

Bence bu çocukta kesinlikle şeytan tüyü var, yoksa o şekilden şekile soktuğu saçlarıyla, insanı deli edecek kadar feminen kıyafetleriyle bu kadar hayran olunmak akıl kârı değil 🙂 Ama gerçek bu napalım, bir dizide ya da filmde sadece yoldan geçmesi bile konusuna bakmadan o filmi izlemem için yeterli.. Öyle bir fıstık işte Jang Geun Suk 🙂

Kuzuyla ilk Do Re Mi Fa Sol La Si Do‘da tanıştım ve pek de ilgimi çekmedi. Sonra Baby and Me‘de “Hımm iyi çocukmuş!” dedim. Ama You are Beautiful‘da kalbimi tamamen çalmayı başardı. Çünkü ne kadar yetenekli olduğunu da göstermiş oldu. “Bebek yüzlüyüm ama gıcık ukala birini de hakkıyla canlandırırım” dedi hepimize..

O zaman son olarak Fighting Asia Prince diyorum kendisine 🙂

2- Lee Min Hoo

Eminim her Kore severin ilk üçüne oynuyordur Lee Min Hoo, hatta çoğumuzu Kore sever yapan şahsiyettir kendisi.. Ama ne yapalım, insan hem yakışıklı, hem yetenekli, hem uzun, hem de kaslı olursa olacağı bu işte 🙂

Herkes gibi ben de Lee Min Ho ile Boys Over Flowers‘ta tanıştım ve bayıldım bittim.. O kıvırcık salata halleriyle bile insanı mest etmeyi başardı kuzu. Sonra Personal Taste‘de asıl afet olabilme potansiyelini ortaya koydu. O dizideki hallerini hala unutamıyorum 🙂 Ve son olarak City Hunter‘da da yeteneğini konuşturdu, saçları her ne kadar hallyu olduğu için beni dellendirse de ona her şey yakışır diyor ödülünü takdim ediyorum 🙂

3- Jung Yong Hwa

Bu çocuğu ne kadar sevdiğimi hikayemi okuyanlar bilir, onun olduğu kısımları yazarken ipin ucunu kaçırıp kendi hissetiklerimi falan yazmaya başlıyorum çünkü 🙂 Yong Hwa benim için her zaman mükemmel erkek olarak kalacak sanırım 🙂

You are Beautiful‘daki Kang Shin Woo karakterini herkes benim gibi çok sevmiştir eminim, sevilmemesi imkansız derecede nazik, iyi, yardımsever birini oynamıştı çünkü kendisi.. Orada tüm hayranlığı üzerine çekmeyi başardı.. Sonra Heartstrings‘te o etkiyi bırakamadı maalesef, donuk, sıradan bir karakterdi Lee Shin. Yine de Shin Woo’nun ve güzel sesinin hatrına haremimin gözdesisin Yong Hwa-ssi 🙂

4- Lee Hong Gi

Sıra geldi benim kadife sesli kuzumaa.. Başım ağrıdığında ağrı kesicim olduğu için, üzgün olduğumda sesiyle huzur bulduğum için, şarkılarını söylemekle yetinmeyip yaşadığı, dinleyenlerine de yaşattığı için seviyorum onu.. Sesine ve şarkıcılığına aşığım aslında.. Yoksa oppa olmak için çok fazla bir özelliğe sahip değil kendisi. Uzun değil, kaslı değil, dans etmiyor, soyunmuyor vs.. Ama insanın onu sevmesi için bir kez canlı performansını dinlemesi yeterli. Anlatmakla olmaz dinleyin diyorum sadece..

5- Lee Dong Wook

Daha dün Scent of a Woman‘ı izlediğim için pek de objektif şeyler yazamayacağım şu an sanırım 🙂 Romantik, nazik, düşünceli oppa karakteri ancak bu kadar güzel yerine getirilebilir.. My Girl benim ilk romantik komedi dizimdi, orada kendisini ne kadar sevdiğimi söylememe gerek bile yok.. Ama SOAW’da ayrı bir havası vardı, başka yönlerden vurdu beni yani.. Ayrıca askerlik yaramış kuzuya, duş sahnesi mi böyle düşünmeme neden oldu bilmiyorum ama askerlik sonrası  daha bir hoş olmuş sanki 🙂

6- Bae Yong Joon

Ahh gece yarısı saati kurup yarı uykulu gözlerle izlediğim tek insandır kendisi. Winter Sonata’nın tatlı Min Hyung’u, o günlerde taktığım lakabıyla Koreli Kıvanç’ım benim 🙂 Yerin ayrıdır, dolmaz da.. Ama neden dizi çekmiyorsun diye çemkirmek istiyorum sana!! Dream High’ın 4 bölümünde oynadın sonra yine ortadan kayboldun! Bence en acilinden uzuuun ve güzel bir diziyle dönüş yapman lazım.. İnsanlar ajusshi görsün yau 🙂

7- Kim Hyun Joong

Şu an çoğu kişi “Neden amaa?” der gözlerle bakıyor yazıya biliyorum ama ne yapayım elimde değil 😦 Çocuk gerçekten çook tatlı yaa, biraz çabalasa iyi bir oyuncu olma potansiyeli de var onda biliyorum. BOF’taki rolü zaten soğuk nevale anormal çocuk rolüydü, Playful Kiss’te de aynı saçma sapan bir karaktere büründü. Şöyle güzel bir romantik komedide durumu kurtaracağına inanıyorum ben.. Zaten pek bir sesi yok müzik piyasasında fazla dayanamaz. Umarım güzel bir diziyle sahalara döner de kaybettiği karizmasını kurtarır. Bu boya, posa, kasa yazık ama değil mi 🙂

8- Lee Seung Gi

Çoğu kişi My Girlfriend is a Gumiho‘da da sevmiştir kendisini ama benim için her zaman şımarık Hwan olarak kalacak bu kuzu. Oradaki karakterini o kadar sevmiştim ki hala adı geçtiğinde hemen oradaki halleri geliyor aklıma. Bir insanın yavaş yavaş nasıl dönüşebileceğini gösteren en güzel örneklerden biriydi kendisi.. O soğuk nevale kız için yaptıkları, gözyaşları falan ayy..

Bir de yanaklı bu çocuk yaa 🙂 Daha ilk gördüğümde “Ayy tombiş yanaklı buu!!” demiştim, hala geyiği dönüyor onu her gördüğümüzde 🙂 Tatlı, şirin oppa kategorisinde ilk sıralarda Lee Seung Gi 🙂

9- Kwon Sang Woo

Ahh ah evli mutlu çocuklu olsa da oppa kategorisinden asla çıkamayan güzel insan Kwon Sang Woo.. Gamzeleri yeter dedirtiyor insana her gördüğünde.. Hem yakışıklı hem yetenekli üstüne üstük.. Dizileri kadar filmleri de çok başarılı.. Üstelik de başkaları gibi tembellik yapmıyor, tüm dizilerini izleyemedim ben mesela, iyi çalışmış valla 🙂 Onca filmini dizisini izledim ama benim o  için hala Stairway To Heaven‘ın Song Joo oppası.. Hep de öyle kalacak sanırım 🙂

10- So Ji Sub

Ahh Misa’mın Moo Hyuk ajusshisi, karakteriyle beni günlerce ağlatmayı başaran, oyunculuk konusunda sınır tanımayan, öyle ki karakterini oynamayan yaşayan ajusshim So Ji Sub.. Şu yazımda So Ji’nin üzerimdeki etkilerinden bahsetmiştim zaten başka bir şey söylememe yok bence.. Yalnızz.. Hep üzülen, acı çeken, fedakar ajusshi olması beni biraz isyan ettirdi. Yazık değil mi kuzuya yaa, bir kere de kötü adam olsun mesela, kendini beğenmiş topstar olsun! Iyy kendi söylediğime kendim inanamadım olmaz yaa ben onu böyle seviyorum, nasıl Takeshi hep romantik olmalı o da öyle işte.. Ji Sub-ssi aynen yola devam, fighting!!

Sıra geldi mimin paslanmasına..  The mim goes tooo Secret and Sevgili Günlük şak şak şak!!! Kolay gelsin bacılar, harem kuran elleriniz dert görmesin 🙂

 

 

The Greatest Love: En güzel aşk zor olandır^^

daha “My Girlfriend is a Gumiho”yu yeni izlemişken Lee Seung Gi’nin yeni bir dizide oynayacağını öğrenip bayram etmiştim, hem de bir Hong Sisters dizisinde.. bundan iyi bir haber olamazdı benim için.. Lee Seung Gi malum sevilecek çocuk, Hong Sisters dizilerini de ayrı severim.. tamam işte 🙂 daha sonra Lee Seung Gi’nin dizide oynamayacağını öğrensem de diziyi beklemeye devam ettim, çünkü ben bu kadınların senaryolarını gerçekten seviyorum..

Hong Sisters’dan ilk olarak “My Girl”ü izlemiştim. My Girl benim ilk romantik komedi dizim olduğu için bayılmıştım izlediğim günlerde. belki şimdi izleseydim yine çok severdim orası ayrı.. bu kadınların espri anlayışları gerçekten çok farklıydı ve her komedi unsurunun yanına dramı, romantizmi iliştirebilmeyi harika bir biçimde başarabiliyorlardı. daha sonra “You Are Beautiful”u izledim ve bu dizi de benim en sevdiğim dizilerden oldu. kadro harikaydı, jön farklıydı, şarkılar, espriler mükemmeldi.. dizide birkaç mantık hatası, abartı falan olsa da ben onları görmedim bile, öyle sevmiştim bu diziyi.. daha sonra “My Girlfriend is a Gumiho”yu izledim ve yine izlediğime pişman olmadım, aynı tarz ince espriler, romantizm artı tatlı mı tatlı bir çocuk ve şeker gibi bir kız.. dizi mükemmeldi.. yalnız bu dizi daha romantizm ağırlıklıydı bana göre, ki bu kadınların dizilerinde komedi ağır basardı hep.. ama dizi şahaneydi eleştiremiyorum bile.. ve son olarak mayıs ayından beri her yerde adını duyduğum, ortalığı kasıp kavuran “The Greatest Love”ı izledim ve yine iyi ki izlemişim dedim dizi bittiğinde.. bu diziyle birlikte hem komediye ve romantizme doydum, hem de bu dizinin senaristlerin diğer dizilerindeki birçok kusurdan arınmış olduğunu görüp çok mutlu oldum.. kısaca güzel bir yazıyı hak etti The Greatest Love 🙂

dizinin konusunu artık herkes biliyor sanırım, yine de azıcık ucundan bahsedeyim.. ünlü top star Dok Go Jin ile 10 yıl önce grubu “Treasure Girls”ün dağılmasıyla gözden düşen, herkesin nefret ettiği Go Ae Jung’un yolları bir şekilde kesişir. yine 10 yıl önce Dok Go Jin’in ameliyatında doktor Treasure Girls’ün “Thump Thump” şarkısını çalmıştır ve bu şarkı Dok Go Jin’in bilinçaltında yer edinmiştir.. 10 yıl sonra Ae Jung’un zil sesiyle birlikte bu şarkıyı duyan starımızın nabzı hızla atmaya başlar, ki kalp hastası olduğu için kolunda nabzını ölçen bir alet vardır ve o alet kırmızı olduğunda 60-90 sınırından çıktığı için şaşırır, sinirlenir, kendisini sorgulamaya başlar.. ve bu zil sesi hep öyle anlarda çalıyordur ki bu kız Dok Go Jin’in ilgisini çekmeye başlar. yalnız bu imkansızdır, top star Dok Go Jin ve her hareketi bir skandala neden olan Go Ae Jung! maalesef Kore dizileri yine imkansızın üstesinden nasıl gelineceğini bizlere gösterecektir 🙂 ayrıca dizimizde bir de Ae Jung’dan hoşlanan mükemmel doktor Yoon Pil Joo ve Treasure Girls’ün eski elemanlarından, Dok Go Jin’in sahte sevgilisi Kang Se Ri bulunmaktadır.. bu ikili de klişe gibi görünseler de kesinlikle farklı karakterleriyle sizi şaşırtacaklar emin olun 🙂 ve bu diziyle birlikte ünlülerin aşklarına bambaşka bir gözle bakacaksınız.. ben bakıyorum mesela, artık televizyonlardaki hiçbir aşka inanmıyorum, hepsinin ağır sözleşme maddeleriyle birbirine bağlandıklarını düşünüyorum.. magazin dünyasından da soğuttu bu dizi beni haa 🙂

buradan itibaren spoiler yağmuruna maruz kalabilirsiniz, diziyi izlememiş olanları son paragrafa alabilirim 🙂

öncelikle elbette Dok Go Jin’den bahsetmeli.. tamam şu an Kore’de farklı jön modası hakim, ama bu kadarı beni bile şaşırttı. karizmatik, cool bir top star nasıl bu kadar çocuksu, eğlenceli, farklı olabilir.. 37 yaşına kadar hiç aşık olmamasının verdiği o acemilikler falan nasıl tatlıydı.. bir insan aşık olup olmadığını nabzını sayarak anlar mı? Ae Jung’un Couple Making’e doktorun aşkına cevap vermeye gittiği gün resmen tek tek nabzını saydı.. alet alet değil aşk ölçer sanki 🙂 tüm bunlar bu senaristlerin tarzı olduğu üzere fazlaca abartılı olsa da çok güzeller, insan izlemeye doyamıyor 🙂

sonra, Ae Jung’un getirdiği patatesleri infaz etmesi 🙂 bizim minik Ding Dong bile yapmazdı bu kadarını 🙂 Hong Sisters hep aynı, jönler ya oyuncaklarla konuşurlar, ya patates infaz ederler.. tuhaflar kısacası 🙂 ama tekine kıyamadı ve mis gibi yetiştirdi o kadehin içinde.. işte romantizm bu.. sevdiği kadının samimiyetiyle getirdiğine inandığı patates bile onun için o kadar değerli ki adam ona gözü gibi bakıyor.. çok ince, hassas noktalarıydı bunlar dizinin, insanın yüreğini burkan cinsten..

ve o spor ayakkabıları “ben aldım” diyerek yaptığı kahramanlık.. ben kesinlikle birini ayarlar, bir yolunu bulur demiştim, ama elleriyle getirdi giydirdi kıza.. zaten doktorla bu ayakkabılar yüzünden yaptıkları yarış bir harikaydı.. mükemmel erkek Pil Joo’nun bile eli ayağına dolaştı ama kahraman Dok Go Jin’e nasip oldu almak 🙂

ve Dok Go Jin’in “sarıl bana, enerjim tükendi, şarj olmak istiyorum” demesi.. aaahhhh.. böyle bir romantizm olabilir mi.. adamın bu cümlesi bile her şeye değer bence.. ve filmin en güzel repliğini de yazmalıyım burada; kötü kızımız Se Ri Dok Go Jin’e “sarıl bana” der. Dok Go Jin ise ona: “benim başka bir şarj aletim var, bana dokunursan kısa devre yaparım, uzak dur” diyerek ayakta alkışlanacak bir cevap verir.. aynı anda iki üç kızı idare etmeye çalışan çakma Kazanova’lara en büyük derstir bu cümle, gün gelir siz de kısa devre yaparsınız ha, dikkat edin demek istiyorum buradan onlara, helal olsun Dok Go Jin! 🙂

şimdi sıra Go Ae Jung’da.. ben bu kadını daha önce izlediğim korkunç film “Crush and Blush” ile tanımıştım.. filmin etkisi bende öyle büyük olmuş ki Ae Jung’u ilk gördüğümde bir irkildim ama izledikçe geçti 🙂 ama ha izlemeyin izlettirmeyin diyorum.. neyse, öncelikle Gong Hyo Jin ile Cha Seung Won dizide harika bir ikili olmuş. kadının oyunculuğu oldukça iyiydi burada. yalnızz.. kıyafetleri kesinlikle korkunçtu. o 80’lerden 90’lardan kalma uzun etekleri, bol gömlekleri nereden bulmuşlar merak ettim, ancak bir vintage mağazasında satılır cinstendi hepsi.. televizyon programlarına katılan bir kadın azıcık daha şık olmalıydı bence.. ya da belki bu giyim tarzı Kore’de yeni trenddir diye düşünmek istiyorum, yoksa hiç bir anlam veremedim doğrusu.. ve saçı.. bir saç kesimi ancak bu kadar kötü olabilir.. 10 yıl önce takma saç kullandığı halleri bile daha güzeldi kızın, ama o küt saçlı besleme halleri beni benden aldı.. senaryo gereğince kızı çirkinleştirmek adına yapıldığını düşünmek istiyorum bunun da.. yoksa yine bir sebep bulamıyorum.. hele Se Ri’nin o mükemmel saçlarının yanında bizim kızınkisi bir felaketti..

Ae Jung’a dizi boyunca atılan iftiralar, yanlış anlamalar beni de her izleyici gibi deli etti. bir kız ancak bu kadar iyi olabilir ve bu kadar kötü görülebilir. Ae Jung zaten bu yüzden şov dünyasında tutunamamış muhtemelen.. insan biraz yırtık olur, kendini savunur, gerekirse başkalarını feda eder falan ayakta kalabilmek için. ama bu dizide feda edilen hep Ae Jung oldu. ben son bölüme kadar gerçeklerin ortaya çıkmasını bekledim. kızın kimsenin metresi olmadığı, mütevazı bir evde yaşadığı, Mi Na için kendini feda ettiği falan.. en azından son bölümde Dok Go Jin’in kasedinde bunları söylemesini ummuştum ama yine her şeyin üstü örtüldü ve sadece kızın yanlış anlaşıldığı söylenip duruldu.. bu da içimizde kalsın napalım artık 🙂

ve insanların Dok Go Jin ile Ae Jung’u onca olaya rağmen asla ve katiyetle birlikte düşünememeleri çok ilginçti. adam kızın ayakkabısını aldı, hiçbir talk şova katılmazken onunkine katıldı ve oldukça samimi davrandı falan.. hatta en sonunda itiraf etti millet yine “şaka yapıyor olmalısın” falan dedi. isyanıma az kalmıştı yani.. hele Dok Go Jin’in bayıldığını öğrendiği gün kızın canlı yayını terketmesinin ardından millet tuvaletini tutamadığını düşünmüş.. bu kadar olur yani pess! yalnız bu da iyi espriydi hakkını yememeli şimdi 🙂

ve doktorumuz mükemmel erkek Yoon Pil Joo. Couple Making adlı izdivaç programına ideal gelin adayını aramaya gelir. tabi programda Ae Jung da vardır.. bu arada Kore’deki bu saçma programları gördükçe daha da şaşırıyorum. ünlü bir erkek oturuyor yok “şu ideal tipim, bunu beğenmedim..” falan diyor, ünlü kızlar da hiçbir şey demeden gülmeye devam ediyorlar.. gurur denen bir şey yok yani “o kim ki beni beğenmiyor” falan der insan.. mantığım almıyor benim bu durumu, ama onlar bu şovlara bayılıyor maalesef.. neyse, bu tatlı çocuk Ae Jung’a aşık olsa da programın sunucusu, Dokgo’nun sahte sevgilisi Se Ri de ondan hoşlanmaktadır. dizinin bu kısmı hoşuma gitti benim, kötü kız esas oğlanı elde etmek için entrikalar falan yapmadı, gitti dizinin masum çocuğuna abayı yaktı, etkilemeye çalıştı falan.. Se Ri’nin bu çabaları çok tatlıydı.. Secret Garden’da da iyi, tatlı kızı oynadığı için kötü kız rolü pek gitmemiş ona, yüzü de çok masum.. bir daha kötü kız olmaz umarım.. bu arada kızın saç rengine bayıldım, mükemmeldi..

Pil Joo’yu sevdim ben.. yani çocuk bildiğiniz yakışıklı, hem de öyle böyle değil.. böyle utanması, acemi aşık tavırları, gülüşü falan.. gerçekten mükemmel erkekti ne diyeyim.. beni bile Pil cephesine çekecekti bir ara da, tuttum kendimi 🙂 son bölümde yaşlı kadının teki bu tatlı çocuğu kızıyla tanıştırmak isteyince kadına özgeçmişini vermesi bomba bir espriydi, bir saat güldüm rahat.. tabi espri bu kadar değil.. kadından özgeçmişin arkasındaki bilgi formunu kızına doldurtmasını ve annesinin evine göndermesini istedi, valide sultan değerlendirmeye alacakmış adayı, böyle teklifler çok geldiği için bu çözümü bulmuş çocukcağız.. yerim lann 🙂  bu arada son dönemlerde bu ikinci adamları neden böyle öküz gibi yakışıklı çocuklar arasından seçtiklerini de merak etmekteyim.. örneğin;

You Are Beautiful: Jung Yong Hwa

My Girlfriend is a Gumiho: No Min Woo

Cinderella Sister: Taecyeon vs. vs.

ikinci adam bu kadar yakışıklı olunca izleyicinin dikkati dağılıyor sayın senaristler, standardı düşürün lütfenn 🙂


tatlı Ding Dong’dan da bahsetmesem olmaz şimdi..  Dokgo’ya telefon edip quiz yapmasıyla beraber bu tatlı çocuğun adı Ding Dong kaldı. gerçek adını unuttum şu an mesela 🙂 Ding Dong kelimesi şu an benim terminolojim arasına da girdi, mesajlarımda falan kullanıyorum, çok tatlı ama 🙂 neyse, Dokgo ile bu sevimli keratanın arkadaşlıkları şahaneydi.  Dokgo’nun ona imzalı fotoğraflarını vermesi falan çok hoştu.. bir yetişkin ve bir çocuk ancak böyle güzel bir dostluk kurabilir.. bir sahnede Ding Dong ile büyükbabanın giydikleri Hyun Bin eşofmanları ve kafalarındaki o tuhaf bant çok ama çok komikti 🙂 gülme komasına soktu beni sağolsun 🙂 o eşofmanların bu kadar ünlü olduğunu biliyordum ama onların üstünde görünce şaşırdım, çok hoş bir komedi unsuru olmuş gerçekten bu detay, tebrik ediyorum yazarlarımızı tekrar..

vee dizinin en tatlı sürprizi Lee Seung Gi.. 5 dakika bile girmesiyle diziye nasıl bir tat kattı öylee 🙂 saçlarını da boyatmış sanırım, şahane olmuş.. Dokgo gibi hayranlarına karşı nazik, gerçek hayatta ise kibirli, küstah star rolündeydi misafirimiz.. sunbae’sinin yolundan emin adımlarla ilerliyordu bravo 🙂 ve yukarıdaki o salak gülüşleri.. tarihe geçecek cinsten 🙂

dizinin sonunu çok ama çok beğendim.. Hong Sisters her zaman bir diziyi 14 bölüm şahane ilerletip 15 ve 16’da mahvederek beni hayal kırıklığına uğratırdı. bu sefer öyle olmadı. tamam dizi daha dramatik bir hale geldi ama saçma sapan yanlış anlamalar, yıl atlamalar falan olmadı.. ben kesin kız o doktorla Çin’e gider Dokgo’nun iyiliği için falan demiştim, Allah’tan bu sefer o hatayı yapmadı senaristler.. bundan daha iyi bitemezdi dizi kesinlikle.. son ana kadar romantizm hiç bitmedi, adamın o saf, içten aşkı tüm sorunların üstesinden geldi.. ikilinin sinemada herkesin gözü önünde birbirinin kulağına “”Dugun Dugun” şarkısını söylemesi nasıl bir şeydi öyle.. hele hele bölüm sonunda Dokgo ve bebeklerinin yan yana uyudukları o sahne.. bu kadar tatlı bir sahne olamaz.. Ae Jung’un o korkunç saçları biraz uzamış olsaydı bari diyeceğim ama demiyorum, dizinin o güzel sonunu eleştirmek istemiyorum.. kızın o saçlarıyla bile güzeldi diyeyim en iyisi 🙂

sonuç olarak bu diziyi izleyin diyorum. yazımın başında da dediğim gibi bu kadınların dizileri beni hiçbir zaman izlediğime pişman etmedi.. sizi de etmeyeceğine eminim.. kadın elinden çıktığı bariz olan böyle romantik ve esprileriyle sizi gülme komasına sokacak dizi az bulursunuz.. benden söylemesi 🙂  yazıma dizimizin güzel şarkısı “Dugun Dugun” ile son veriyorum.. herkese iyi seyirler 🙂

“shining inheritance” entrika birincisi^^

Okulun, derslerin hiçbir sorumluluğun olmadığı güzel bir yaz gününde başlamıştım bu diziye. hep öyle yaz dizisi olarak kalmış aklımda. izleme sebebim ise ratinglerinin çook yüksek olması sebebiyle merakımı cezbetmesiydi. işin açıkçası sevdim ben bu diziyi. ama garip olan başroldekilerden çok yan rol karakterleri beni çok eğlendirdi. hiç böyle bir dizi izlememiştim daha önce..

öncelikle bu diziden öyle çok fazla aşk, romantizm beklemeyin derim ben. daha çok aile ilişkileri, ihtiras, entrika üzerine kurulu. ama tüm bunlar öyle güzel birbirine bağlanıyor ki insan meraktan 28 bölümlük diziyi bir gecede bitirebilme potansiyelini görebiliyor kendinde:) tek bir romantik sahnesi dışında aşksız nadir dizilerden diyebilirim, tabi tatlı hwan’ımızın -lee seung gi- karşılıksız aşkı dışında.. çocukcağız şu ketum kızdan -namı diğer eun sung (han hyo joo)- bir türlü beklediği ilgiyi sevgiyi göremiyor, uzaktan bakıyor üzülüyor falan. kız ise son derece katı, babasının öldüğünü sanıyor, otistik olan kardeşi eun woo kayıp. hwan’ın babaannesinin hayatını kurtardıktan sonra kadının çorbacı restoranlarından birinde çalışmaya başlıyor. tek amacı kardeşini bulmak ve ayakta durabilmek.. ah o babasıyla eun woo 28 bölüm boyunca insanı verem ediyor adeta.. “allahım çıksınlar artık ortaya ne olur” diye bas bas bağırası geliyor insanın..

neyse, gelelim tatlı, tombiş yanaklı hwanımıza:) o ise dizinin başında tam bir şımarık zengin veledini oynarken birden kendisini babaannesinin çorbacı dükkanında garsonluk yaparken buluveriyor.. tabi bunu kendisine yediremiyor, restoranın müdürünün suratına para falan fırlatıyor ama buna çooook pişman oluyor daha sonra. ve o kadar gururlu ki utacından müşterilere selam bile veremiyor, hayatında eğilmemiş ki çocuk:) hele o terasta utanarak eğilip kendi kendine “ososeyo” demesi, selam provası yapması çok şekerdi.. daha sonra bu çocuğun inanılmaz değişimini görüyoruz. neyse çok fazla detay vermeyeyim, güzel sahne çoook yoksa:)

yukarıdaki resimde görülmekte olan kadın ise kesinlikle inanılmaz biri.. tek kelimeyle hem de.. bu kadar entrikacısını hiçbir dizide görmedim. kendisi başrol kızımızın üvey annesi. kadın resmen entrikalarını düşünmekten 28 bölüm boyunca hiç bir gece uyumadı, gözlerime inanamadım hatta son bölümlere doğru  bu kadını gördükçe gülme krizine falan girdim, bir uyu be kadın, her şey olacağına varır, gözlerine yazık, ölüp gideceksin:) hala anarım kendisini zaman zaman, hiçbir zaman unutamayacaklarımdan..

ve bu ikili kesinlikle dizideki en favori karakterlerim.. resmen böyle dramatik bir diziye komedi unsuru katan iki tatlı insan. sağda gördüğünüz kişi hwan’ın kardeşi jung, soldaki ise annesi -şu an adını unuttum:)-. dizimizin meşhur babaannesi bu iki savurgan, para harcamaktan başka bir şey bilmeyen geliniyle torununa da bir ayar çekmek için onları çok düşük maaşla çalışmak zorunda bırakır. anne evin hizmetçisi olur -ki kendisi pirinç pişirmeyi bile bilmemektedir:)- jung ise platonik olarak aşık olduğu bir  aile yakınlarının yanında garson olur. ikisi adeta bir çantalarının fiyatından bile düşük maaşla tüm gün çalışırlar ve bünyeleri buna hiiiç alışkın değildir. sabah 6’da kalkarlar, otobüse binerler hayatlarında ilk defa falan:) hatta taksiye binebilmek için çantalarını satarlar:) izleyenler de eminim benim gibi onları çok sevecekler..

işte bu da dizinin en güzel ve tek romantik sahnesi.. tatlı hwan en sonunda isyan ediyor. “ben sana inanıyorum, güveniyorum, seni seviyorum” diyor ki diziyi izleyenler bilir bu “inanıyorum” kelimesi hayati bir anlama sahip dizide.. çocuk daha ne yapsın.. ama bu kız hiiç değerini bilmiyor bu güzel sözlerin.. neyse yine de çok hoş bir sahneydi, epey bir zaman geçti izleyeli hala unutmamışım.. ve sevgili eun sung “boys over flowers”taki jan di den bile daha fazla gıcık olduğum bir aktris olarak rekorlarımı kırdı.. çocuğa bir kez bile doğru düzgün gülmedi, sarılmadı, güzel bir söz etmedi.. ne yapalım gönül bu, çocuk sevmiş, yapacak bir şey yok:))

kısacası ben merak, entrika, heyecan severim, arada biraz da romantizm olsun bir de tatlı çocuk olsun derseniz kaçırmayın.. bu dizi gerçekten güzel..

%d blogcu bunu beğendi: