Blog Arşivleri

Noriko Goes To Seoul: 90 Dakikalık Mini Drama^^

Yine bir Hong Gi ve mini dizisi yazısı ile karşınızdayım sayın okuyucular 🙂 Dizinin yayınlanacağı haberini şu yazımda haber vermiştim. Choseok Bayramı süresince yayınlandı NGTS. Toplamda 90 dakikacık olduğu için de tarafımdan bir çırpıda izleniverdi 🙂 Minik, sempatik tam Hong Gi’den beklediğim gibi bir dizi olmuş, bir buçuk saat eğlenip Hong Gi’nin çıplak sesinden birkaç şarkı dinlemek için birebir 🙂

Dizimizin konusundan bahsedelim önce, Mori Noriko kocası ve liseye giden kızıyla birlikte yaşayan bir ev kadınıdır. Akciğerinde tümör vardır fakat o bunu ailesinden gizlemektedir. Bunların dışında kendisi ünlü şarkıcı Kim Hyun Jae’nin çok büyük bir hayranıdır. Kızı Miyuki ise okulda yaşadığı sorunlar yüzünden zor günler geçirmekte, annesi bu duruma çok üzülmektedir. Bir gün kızıyla konuşmaya çalışan kadın aldığı cevapla yıkılır: “Ben de senin gibi evde dizi izleyip ünlü şarkıcıları takip edeceğim..” demiştir kız. Noriko kızına aslında öyle bir kadın olmadığını, insanın isterse her şeyi başarabileceğini göstermek için bavulunu toplar ve Kore’ye, müzik yarışması elemelerine doğru yol alır.. Tabi Korecesi çok kötüdür ve sesi de yeterince iyi değildir, fakat kadının azmini gören jüri ona bir şans tanır.. Bir dahaki elemelere kadar çok çalışması gereken Noriko adaylar arasında muhteşem sesi olan küçük bir çocukla tanışır ve ondan kendisine ders vermesini ister. Bakalım Min Ha bu teklifi kabul edecek mi ve Noriko o günden sonra neler yaşayacak?

Bu kadar uzak yorum yeter, şimdi sıra geldi sıcak yorumlarıma 🙂 Dizide gözüme neler takıldı onlardan bahsedeyim, yalnız SPOILER!!! diyorum, uyarmadan geçmiyorum 🙂

!!SPOILER!!

Öncelikle Hong Gi’nin oyunculuğundan bahsedeyim birazcık, Muscle Girl‘de çok saf, iyi bir çocukcağızı oynuyordu, burada ise anne babasını kaybettikten sonra sorunlar yaşayan, hala ergenlikten çıkamamış, umudunu kaybetmek üzere olan bir genci canlandırdı. Ben oyunculuğunu beğendim aslında, tatlı sempatik çocuk yerine farklı kimliklerle kamera karşısına geçmesinden yanayım zaten, bence daha da değişik roller seçmeli kendine bundan sonra da 🙂

Noriko adlı hatun kişi ise gerçekten sempatik bir kadındı, ben kendisini sevdim. Masum yüzü, hüzünlü halleriyle insan kendini sevdiriyordu. Tarzını da çok sevdim, kadın yaşını falan da kesinlikle göstermiyor, aah bu Japon kadınların yaşlanmaması sorunsalı ne acayip şey 🙂

Min Ha ile Noriko arasındaki anne-oğul ilişkisi çok güzeldi. Anne babası olmadığı için çevresi tarafından aşağılanan Min Ha ‘nın koruyucusu oldu Noriko. Bir sahnede, Min Ha ile kavga eden bir çocuk annesini getirmişti şikayete, ay ne güldüm bu sahnede de. Koskoca insan kavga edip de annesini çağırır mi hiç? Ben 5 yaşındayken falan anneme şikayet ederdim “Şu bana vurdu ühühü” diye 🙂 Neyse işte şikayete gelen kadın saydırıyor Min Ha’ya, işte benim oğlum çok değerli de sen kimsin de falan.. Tabi Noriko sonunda dayanamıyor ve patlıyor: “Bizim Min Ha’mız da çok değerli bir evlattır tamam mı???” Min Ha bile kadının böyle çığlıklarla kendisini savunmasına çok şaşırmıştı: “Bu sesini şarkı söylerken de kullansana ya..” demişti gülümseyerek 🙂 Bu günden sonra ikilinin ilişkisi değişik bir sürece giriyor zaten 🙂 Kadının kanser olduğunu öğrendiğinde Min Ha’nın başında ağladığı sahne de çok güzeldi. Kadının Hyun Jae yüzünden Kore’ye geldiğini sandığı için: “Hyun Chan çok mu önemli, evine gidip ameliyat olsana!” diye azarlıyordu onu.. Onun Hyun Chan’ı kıskanması da ayrı bir komediydi zaten 🙂

Son sahnede Hyun Jae’nin jüride olmadığını öğrenip üzülüyordu Noriko, tabi bizim kıskanç Min Ha da bozuluyor buna.

-Hocan burada ya, Kim Hyun Jae’ye ihtiyacın mı var?

-Evet..

-Hey hey! Senin için şarkı yazdım, yorulmak nedir bilmeden sana müzik dersleri verdim, seninle kıyafet almaya gittim, seni hastaneye götürdüm ve sen hala Hyun Jae’yi bana tercih ediyorsun öyle mi?

Bu diyalog çok komikti, ikisi de güldü zaten bu sözlerin üzerine.. Kadın ne yapsın idolünü seviyor işte, Japonya’da bir fan kulüpleri bile var, kadınlar oturup Korece çalışıyorlardı 🙂 Yalnız Noriko Koreli ünlüleri bayağı seviyordu, alışveriş yaparken billboardda Jang Geun Suk’u görüp: “Geun Chaaan!!” diye bağırarak koştuğu sahnede çok gülmüştüm ben 🙂

Bu kadar Noriko yeter, Min Ha’dan bahsedeyim biraz da, bi kere böylesine güzel sesi olan bir çocuğun sırf şarkı sözünü unuttuğu için yarışmadan elenmesi çok saçmaydı, bir anlık unutkanlıkla böyle bir yetenek çöpe atılır mı hiç? Neyse böylesi iyi oldu aslında, böylece bizimki Island (bildiğimiz Ft Island) grubunun solisti oldu, sonunda da albümleri gösterildi teker teker, Beautiful Journey, Return.. Çok güzellerdi 🙂 Tabi her şey Noriko sayesinde oldu, yoksa bizim oğlan fabrikada çalışmaya karar vermişti bile 🙂

Dizinin sonunu sevdim ben, Min Ha’nın havalı leopar idol kıyafetleri içinde Noriko’yu ziyaret etmesi güzeldi, bizimki tamamen Hong Gi olmuştu, tuhaf tarzı, küpeleri falan 🙂 Son sahnedeki diyaloglarını da çok sevdim:

-Daha da yakışıklı olmuşsun hocam, ama hala Hyun Chan kadar değil..

“Hyun Chan? Sen hala Hyun Chan’ı mı sayıklıyorsun? Bugünlerde yükselen trend Min Chan oysa ki 🙂 “

Ve Hong Gi’nin buradaki ifadeleri, oy oy oy 🙂 Sevimli şey 🙂

Yalnızz.. Bir kere sarılırdı insan sonunda yahu.. Bu Uzak doğu insanının uzaklığı çok fena, biz Akdenizliler onları asla anlayamayacağız 🙂

Benden bu kadar.. Son olarak Hong Gi’nin elemelerde gitarıyla söylediği iki minik şarkıyla bitireceğim yazımı.. Biri I am Happy diğeri Don Quixote Song. İnsan biraz daha söylerdi be çocuk, bunlar yetmedi bilesin, diğer dizi ve filmlerde uzuuun uzun OST’lar bekliyoruz senden ona göre 🙂 Haydi herkese iyi dinlemeler 🙂

 

Reklamlar

Yine Yeni Haberler^^

Uzun zamandır güncelleyemiyorum bloğu, hatta dizi bile izleyemiyorum bugünlerde. Sebebi nedir diye düşünüyorum.. Öncelikle tatile gittim, geldim. Sonraa, hikayemi yazıyorum ve hikaye yazmak gerçekten de emek isteyen zor bir işmiş. Bugüne kadar hep kendi hikayelerimi yazıp kendime sakladığım için rahattım ama yayınlamak kasıyor biraz 🙂 Neyse işte iş güç tembellik derken günler çok hızlı geçiyor.. Ben kısa bir özet geçeyim en iyisi. Öncelikle pazartesi günü geleneksel blog buluşmalarımızdan birini daha gerçekleştirdik. Bu defa buluşma yazısı yazma görevini Hayal üstlendiği için detayları ondan alınız 🙂 Yalnızz.. Lee‘nin bir sürprizi oldu bu buluşmada.. Soyut Sevgi hikayesi ile kazanmış olduğu SS501 Destination albümünü bana ve kardeşime hediye etti 🙂 Kendisine tekrar teşekkür ediyorum buradan, kamsahamnida çinguu!! Çok mutlu ettin bizi 🙂

Pekii başka neler oldu? Ft Island’ın Hall Tour ve Beautiful Journey konserlerinin DVD’leri çıktı!!! Aylardır yeni bir konser DVD’si çıksın diye taklalar atan ben rahatladım sonunda, detayları sonra yazacağım 🙂 Sonraa, Güney Kore’de Chuseok Bayramı sona erdi ve Noriko Goes to Seoul dizisi de yayınlandı bayram süresinde. Special drama dendiğinde bu kadar kısa süreceğini düşünmemiştim, 90 dakika biraz fazla special oldu benim için ama neyse.. Minicik dizimizin minicik fragmanı da yayınlandı:

Hong Gi’nin saçlarının önündeki o kocaman kahkülünü pek sevmedim açıkçası ama iyi yine de saçları, yani daha kötülerini de gördüm 🙂 Noriko adlı Japon ablamızsa 1964 doğumlu, bayağı bayağı Hong Gi’nin annesi yaşında.. Kısaca aşk hikayesi izleyemeyeceğimiz bence tescillendi, yani öyledir herhalde değil mi? 🙂

Hong Gi dizide en sevdiğim şarkılarında biri olan  Don Quixote’s Song‘un başından 40 saniyecik bir şey söylemiş. Sesi enstrümansız yine harika elbette..

 

Dizinin alt yazıları henüz yok 😦 Neyse bekleyelim bakalım.. Zaten kısacık bi şey değil mi ama 🙂

İki güzel haber: Lee Hong Gi ve Jang Geun Suk yeni dizilerle geliyorlar^^

biraz önce harika iki haber aldım ve çok mutluyum 🙂 Hong Gi ve Jang Geun Suk yeni dizilerle geliyorlar! Hong Gi Japon aktris Reiko Takashima ile “Noriko Goes to Seoul” dizisinde oynayacakmış ve dizinin ilk bölümü 11 Eylülde KBS’de yayınlanacakmış.

dizinin konusu ise şöyle, Noriko Korece pop hastası bir kızdır ve en büyük hayali bir K-pop şarkıcısı olmaktır. bu nedenle sanırım bir yarışmaya ya da sınava girmeye karar verir ve bu süreçte genç şarkıcı Min Ha ( Hong Gi) ile tanışır. Min Ha ona şarkı söylemeyi öğretecektir..

anlayacağımız üzere Hong Gi bu dizide bol bol şarkı söyleyecek 🙂 yalnız dizi “special drama series” olarak geçiyor, umarım çok kısa olmaz. son olarak dizi Kore’nin en büyük ulusal bayramı Chusok’u kutlamak için yapılacakmış ve bayramdan bir gün önce yayınlanacakmış.. bekliyoruz efendim 🙂

şimdi sıra diğer iyi haberde, aslında asıl haber bu benim için.. Jang Geun Suk da yeni bir diziyle geliyor, hem de oldukça ilginç bir dizi. ismi “Singing in the Rain”. yönetmeni Winter Sonata ve Autumn Tale dizilerinin yönetmeni  Yoon Suk Ho. dizinin ilginç olmasının sebebi iki dönemde birden geçmesi ve Jang’ın dizide iki rolde birden oynaması, hem baba hem oğul. Seo In Ha olarak 1970’lerdeki bir sanat okulu öğrencisini, oğlu Seo Jun olarak ise işini seven, aşk ve özgürlük peşindeki bir fotoğrafçıyı canlandıracakmış.. dizinin çekimlerine gelecek ay başlanacak ve gelecek yılın başlarında da yayınlanacakmış.. artık beklediğim dizi belli oldu: Singing in the Rain 🙂

yine yeni haberlerle karşınızda olacağım efendim, esen kalınız 🙂

%d blogcu bunu beğendi: